Öğretmen Hilmi Kanık tarafından kaleme alınan “Uzungöl İsmi Üzerinden Dönme Dolap” isimli yazısını sizlerle paylaşıyoruz.
Karadeniz ve Ülke Turizminin en önemli merkezlerinden Uzungöl…
Ülkemizi Ulusal ve Uluslarası Turizm alanında
Çok büyük bir başarı ile temsil eden…
Her yıl yerli ve yabancı…
Milyonlarca misafire ev sahipliği yapan devasa bir Turizm cenneti.
Ancak üzülerek ifade etmek isteriz ki…
Her Turizm sezonunda birileri
Uzungöl ismi üzerinden kendini ön plana çıkarmaya çalışır…
Kimileri görmedi bu toplum
Nagehan Alçı gibi bir shovmeni gördü.
Apolas Lermi gibi Uzungöl ismi üzerinden rant sağlamaya çalışan şarlatanları gördü.
Ama onlar karaladıkça
Uzungöl daha da büyüdü.Her gün de büyümeye devam ediyor.
Şimdi yeni bir versiyon çıktı ortaya
Uzungöl’ü kurtarmaya çalışan.
Gazeteci Yazar Atakan Kadıoğlu…
Ne diyor Muhterem Kadıoğlu…
Bakalım ve tek tek cevap verelim.
Diyor ki Muhterem:
Trabzon’un dünyaca ünlü turizm merkezi Uzungöl, yıllar içinde artan yapılaşma ve kontrolsüz turizm baskısıyla doğal dokusunu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya.
Doğal doku nedir Muhterem Gazetecim.
Ormandır.Yeşilliktir.İnsanların sosyal yaşam alanlarıdır.
Ben 60 yaşındayım.
37 Senelik de öğretmenim.
Ömrüm Uzungöl’de geçti.
Bana Uzungöl’de tek bir tesis gösterin.
Ağacın yıkıldığı ve yerine tesis yapıldığı
Böyle bir yer varsa ben öğretmenlik mesleğinden istifa ederim.
Ya da yeşil alanın yok edildiği bir yer gösterin.
Gösteremezsiniz
Çünkü Uzungöl insanı çevreye o kadar duyarlı ki…
Doğayı korumak adına her türlü fedakarlığı gösteriyor.
Geriye ne kaldı?
İnsanlar kendi evlerini pansiyona ya da otele dönüştürerek karadeniz ve Ülke Turizmine hizmet veriyor.
Ve bu iddianız tamamen boş bir iddia.
Muhterem Yazarımız bu defa Uzungöl’de yaşanan kazalar üzerinden Uzungöl’ü karalamaya çalışıyor
İnsan hayatından değerli hiçbir şey yok.Uzungöl’de arka arkaya yaşanan kazaların büyüteç altına alınması gerekir.
Alalım Kıymetli Yazarım.Birlikte büyüteç altına alalım
Gölde boğulan arap misafirimiz.
Çantasını dereye düşürmüş.Çantasının peşinden gitmeye çalışırken göle düşerek boğulmuş.
Diğer kaza
Uzungöl’e 7 KM mesafede…
Demirkapı yolunda…
Yine Suudi Arabistan’dan bir misafirimiz…
Fotoğraf çekmeye çalışırken
Dereye düşerek boğulmuş.
Muhterem Gazeteci arkadaşımız şunu mu söylüyor acaba
Her yol ayrımına her dere kenarına bir güvenlik görevlisi mi koyalım
O zaman Bizlere yüzlerce güvenlik görevlisi lazım muhterem Gazetecim.
Elbette ki çok üzüldük.
Ancak bu talihsiz kazayı Uzungöl’e mal etmeye çalışmak bunun üzerinden Uzungöl’ü karalamaya çalışmak çok mantıklı değil.
Fakat dünyaca ünlü turistik merkezin tarihi ve kültürel dokusunun her geçen gün nasıl katledildiği de uluslararası kültür odaklarının dikkatinden kaçmıyor.
Uzungöl’ün tarihi ve Kültürel dokusu katlediliyormuş.
Ona da bakalım.
Uzungöl Özel Çevre Koruma Bölgesi Muhterem Gazeteci Arkadaşım.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu.
Bırakın yeni bina yapmayı.
Eski tarihi evlerin
Tamamını Koruma altına almış
Tescilli evler olarak geçer.
Dışardan evi dokusuna dokunmak kesinlikle yasak
Bunun yanında.
İçerden yapacağın onarım için de
Proje hazırlayacaksın
SİT Kuruluna gidecek
Onaylanacak
Ondan sonra Tadilat yapabilirsin
Evin kapısının hangi tarafa açılacağı,pencerenin hangi tarafa açılacağına bile onlar karar veriyor.
Evin çatısına kiremit yerine saç kullanıldı.Saçı söktürdüler kiremit yaptırdılar.
Bunlardan Haberiniz var mı acaba
Tarihi doku dedik
Bak anlatayım da dinle
Uzungöl’de
Tarihi iki mekan vardır.
1-Uzungöl girişindeki ahşap köprü
Uzungöl’ün en eski eserlerindendir.
Belki yüz yıldan bu yana aynıdır.
Tadilat dahi görmemiştir
2-FİLAK Mahallesi Tarihi Camii
1822 Yılında inşa edilmiş olup…
2021 Yılında
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından
Aslına uygun olarak restore edilmiştir
Kültürel doku da aynıdır.
Hiçbir şekilde aslına zarar verilmemiştir.
Doğa azami ölçülerde korunmaya çalışılmıştır.
Yani burda da çuvalladı yazarımız…
Yazdıklarının tamamının aslı yok astarı yok.
Devam edelim.
Su yataklarının ve göl zemininin temizlenmesinden sonra tesisleşme hız kazandı ve ne yazık ki iş topraktan kopmaya, duvar örmeye hatta dönme dolap çevirmeye kadar vardı.
Tesisleşmenin gölün temizlenmesi ile bir alakası yok.
Turizm arz talep meselesidir.
Talep oldukça da insanlar evlerini aslını korumak kaydı ile restore ederek Karadeniz ve Ülke Turizminin hizmetine sundu.
Topraktan kopmak nedir?
Bir insan topraktan nasıl kopar.
Babadan kalma arazisini satar elden çıkarır.Topraktan kopma budur.
Gazeteci arkadaşımız burada da.
Kulaktan dolma safsatalar ile hareket etmiş.
Birileri dedikodu çıkarmış.
Uzungöl Araplara satıldı diye.
Kıymetli Gazeteci kardeşimiz de bu safsatalara inanmış.
Oysa işin özü şudur.
Uzungöl’de Araplara bir karış toprak dahi satılmamıştır.
Dönme dolap ile imalı dalga geçmiş gazeteci dostumuz.
Biz de dalga geçelim o zaman
Her yıl milyonlarca misafirin ziyaret ettiği Uzungöl’de.,
Sürekli değişim yaşanıyor.
Çünkü gelen misafirler farklı etkinlik ve aktivite istiyor.
Bu yıl da Mesut Kul kardeşimiz
Muhteşem bir Dönme Dolabı Dünya Turizminin hizmetine sundu.
Herkes memnun.
Uzungöl’ün muhteşem doğal güzelliğini
İnsanlar havadan seyrediyor.
Ama Gazeteci, Dostumuz bu durumdan rahatsız
Şimdi Dönme dolabı kim çeviriyor acaba.
Uzungöl mü?
Yoksa Gazeteci Dostumuz mu?
Kararı sizlere bırakıyorum.
Yeşil cennet, yerini adım adım betona bırakıyor.
Eski ahşap yayla evlerinin, huzurun ve el değmemiş ormanların yerini çok katlı betonarme binalar ve devasa otoparklar alırken, kontrolsüz turizm uğruna bu eşsiz destinasyonun nasıl yapay bir havuza dönüştürüldüğü yıllar içinde çekilen karelerle oluşturulmuş kolajla en acı şekilde ortaya konuldu.
Yapay zekaya göre orta vadede çevresel ve yapısal değişimler, betonlaşma ve doygunluk, sosyo-kültürel koruma tedbirleri, turizm bazlı ulaşım, alternatif aktiviteler, doğa turizmine yönelme gibi hayati öncelikler dikkate alınmazsa 10 yıl içerisinde Uzungöl diye bir yer kalmayacak.
Bilim dünyasında da acil ‘Turizm Haritası’ çıkarılıp her isteyen münferit-toplu grubun istediği şekilde beldeye çıkmasının önlenmesi, Uzungöl için Avrupa’daki gibi randevulu sisteme geçilmesi öneriliyor.
Gazeteci Dostumuzun Uzungöl ile ilgili bombaları bitmiyor ki.
Yeşil Cennet yerini adım adım betona bırakıyormuş
Hangi beton?
Uzungöl’de beton mu var?
Nerede?
Biz neden göremiyoruz?
Evler yine eski yayla evleri konumunda
Gazeteci Dostumuz bu konuya da balıklama dalmış belli.
Sormak isteriz Gazeteci Dostumuza
Uzungöl’de en son ne zaman konakladınız?
Ya da hayatınız boyunca Uzungöl’de hiç konakladınız mı?
Yoksa Atma Şaban Din Kardeşiyiz misali.
İşkembeyi kübradan mı sallıyorsun.
Ve son bomba
Yapay Zekaya sormuş dahi Gazeteci Dostumuz…
10 Yıl sonra Uzungöl diye bir yer kalmayacak demiş ona Yapay Zeka
Çok merak ediyoruz
Bu soruyu Yapay Zekaya mı sormuş
Yoksa Uzungöl’ü çekemeyen Para Baronlarına mı
Uzungöl her yıl biraz daha büyüyor
Uzungöl her yıl kendini ikiye,üçe dörde katlıyor.
O yapay Zekaya selam söyle
10 Yıl sonra
Uzungöl bu günün 10 katı Devasa bir Turizm Merkezi olmaya hazırlanıyor.
Hem Yapay Zekaya
Hem de sana bu haberi yaptıran
Kıymetli Para Baronlarına
Bizden Selam söyle Kıymetli, Gazeteci Dostumuz.


