- GİRİŞ
21-25 Ekim 2026 tarihleri arasında Azerbaycan- Bakü’de, 8. Uluslararası Avrasya Konferansına davetli konuşmacı olarak katıldım. Bu yazıda, daha önce bir iki kere gittiğim Azerbaycan’ı, gözlemlerimi ve bir miktar kültürünü yazmak istiyorum.
- KONFERANS
Beş-altı ay önce Prof. Dr. Vugar Aliyev’den (Vakur Alioğlu) bir e-posta mektup aldım. Beni kendisinin başkanı olduğu 8. Avrasya Uluslararası Konferansına davetli konuşmacı olarak davet ediyordu. Davetli konuşmacı olarak bütün yol ve konaklama masraflarımın karşılayacaklarını yazıyordu. Benim adımı İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi mezunlarından Dursun Yıldız ona tavsiye etmiş. Ben de uluslararası kongrede davetli konuşmacı olmak ve üniversiteler arasındaki bağlantıyı sürdürmek için “Kura ve Aras Nehirlerinde Uygun Taşkın Öteleme Metotları” başlıklı bir sunum yapacağımı bildirdim.
Kongreye katılmak üzere 21 Ekim 2026 tarihinde İstanbul’dan uçakla Bakü’ye gittim. 22 Ekim 2026’da Azerbaycan Milli Marşıyla başlayan kongrenin açılış törenine katıldım. Tören sırasında Vugar Bey’e bir kitabımı hediye ettim. Tören sonunda konferansın yapıldığı binasının önünde bir aile fotoğrafı çektirdik (Şekil 1). O gün öğleden sonra bildiri sunumları devam etti.

Şekil 1. Prof. Dr. Vugar Aliyev ve Ben, Konferansın Aile Fotoğrafı
23 Ekim 2026’da, Bakü’den 280 kilometre uzaktaki Mingeçevir şehrine gittik. Mingeçevir Devlet Üniversitesi konferans salonunda bazı sunumlar yapıldı ve ben de sunumumu yaptım. Sonra Azerbaycan’ın en büyük barajı olan Mingeçevir Barajını ve Mingeçevir Termik Santralını gezdik (Şekil 2).

Şekil 2. Konferansta Sunum Resmim ve Mingeçevir Barajı
Mingeçevir, yaklaşık 100.000 nüfuslu, Mingeçevir Barajının aşağısında, Kura nehri kenarında kurulmuş tarihi, güzel bir şehir. Eski binaların çoğu yontma taşlardan yapılmış. Turistlerin çok geldiği şehrin içinden geçen nehir, İstanbul Boğazını hatırlatıyor. Nehirde tur tekneleri, lokantalar ayrıca biraz uzakta plajlar var (Şekil 3).

Şekil 3. Mingeçevir Şehri
25 Ekim Pazar günü, Vugar Bey beni ve iki konuşmacıyı havaalanına otomobili ile bırakırken sohbet ettik. Vugar beyin hanımı, evlerinde Necati hoca bizim akrabamız demiş. Yolda Vugar Bey, ailesinin Tiflisli olduğunu ve sülalelerine Tiflis’te Ağralılar dendiğini söyledi. Ben de bizim Trabzon’da lakabımızın Ağralılar olduğunu söyledim. Ben Tiflis’te Ağralılar olduğunu ilk defa duydum. İkimiz de hayret ettik. Ertesi gün Vugar Bey bir köylüsü ile konuşmuş ve komşusu ona Trabzon’da Ağralılar lakaplı akrabalarının olduğunu söylemiş.
- AZERBAYCAN
Daha önce de bir kaç defa Azerbaycan’a gitmiştim. Bu sefer Bakü dışındaki Azerbaycan’ı da daha etraflı görme fırsatı buldum ve son 15 yılda meydana gelen bazı değişiklikleri gözledim. Azerbaycan Cumhuriyeti Güney Kafkasya’da yer alır ve yüzölçümü 86.600 km²dir (Şekil 4).

Şekil 4. Güney Kafkasya ve Azerbaycan
Azerbaycan’ın 2025 yılı nüfusu 10.397.713 kişidir. Bu nüfusun 2.496.000 kişisi başkent Bakü ve banliyölerinde yaşamaktadır. Buna göre ülkedeki her 4 kişiden 1’i Bakü’ye yerleşmiştir. Şehir çok iyi planlanmış olmasına rağmen nüfus fazlalığından dolayı trafik yoğunlukları meydana gelmektedir. Bakü, ülkenin en doğusunda, Hazar denizi kenarında bir yarımadada bulunmaktadır. Ülkenin petrol üretim merkezidir. İstanbul’da ise Türkiye nüfusunun her 5 kişiden 1’i yaşamaktadır. Bu durum her iki şehir için de trafik, içme suyu temini ve diğer altyapı tesislerinin yetersizliği, asayiş ve gıda tedarikinde önemli problemler meydana getirmektedir. Ayrıca bu durum stratejik bakımdan da tehlikelidir.
Azerbaycan’da, 1 tane ortada olmak üzere Kuzeyde, Güneyde ve Doğuda 5-6 şehrin geliştirilmesi ve iş yerlerinin açılması lazımdır. Türkiye’de ise Ankara’nın doğusundaki şehirlerin geliştirilmesi için iş yerleri açma teşvikleri getirilmesi gerekir. Değilse, iç göçler geçmişte olduğu gibi her iki ülkede de devam edecek gibi görünüyor.
Azerbaycan’ın başkenti Bakü 40° 23′ / 40° 24′ Kuzey enlemiyle yaklaşık Bayburt’la aynı enlemdedir. Türkiye’nin denizden ortalama yüksekliği 1141 metreyken küresel istatistikler Azerbaycan’ın ortalama rakımını 384 metre olarak göstermektedir. Hazar Denizi ise ortalama deniz seviyesinden 28 metre aşağıdadır. Bu bakımdan Azerbaycan arazisi oldukça düzdür ve sulamaya elverişlidir. Azerbaycan, dünyanın 11 iklim tipinden 9 tanesinin görüldüğü zengin ve çeşitli bir iklim yapısına sahiptir. Ülkenin Kafkas dağlarının güneyinde olması, Hazar Denizi’ne kıyısı olması ve farklı hava kütlelerinin etkisi bu çeşitliliği sağlar
Azerbaycan’ın verimli toprakları vardır. Bu topraklar çeşitli türde tarım ürünü yetiştirmeye elverişlidir. Türkiye’den doğan Kura ve Aras nehirleri ülkenin önemli iki su kaynağıdır. Bu iki nehir komşu ülkeleri geçerek Azerbaycan’da birleşir ve Hazar denizine dökülür. Ülkedeki su kaynaklarının geliştirilmeye ihtiyacı vardır. Öte yandan, Azerbaycan, ham petrol ve doğal gaz üretimi ile ihracatında güçlü konumunu sürdürmektedir.
Bakü’nün imar, kentsel planlama ve şehircilik mevzuatının tarihi, 1. Şehrin Petrole Dayalı Büyümesi (19.yüzyıl-1920), 2. Sovyet Dönemi ve Merkezi Planlama (19210-1991) ve 3. Bağımsızlık Sonrası ve Modern Şehir Planlama Kanunu (1991- bugün) olmak üzere üç ana temel dönemde şekillenmiştir. Bakü, imar ve planlama bakımından çok güzel bir şehir. Caddeler, meydanlar, yeşil parklar, yaya kaldırımları ve yol boyunca yeşil alanlar her yerde sağlanmış. Binaların çoğu yontma taştan yapılmış. Sadece 2 katlı binalar değil, 6-7 katlı binalar bile taştan yapılmış. Bu kadar taş nasıl temin edilmiş ve nasıl taşınmış? Bu kadar taş ustası nereden bulunmuş?. Azerbaycan’ın Bakü, Nizami Caddesinin bir tarafı Şekil 5’te verilmiştir. Ne kadar ferah, ne kadar güzel görünüyor!

Şekil 5. Azerbaycan- Bakü- Nizami Caddesi
Türkiye’de 1960’tan sonra şehirlerimizi ne koruyabildik ve geliştirebildik. Şehirlerimizi adeta yüksek katlı beton gecekondu mahallelerine çevirdik. Bu kadar güzel iklim ve coğrafyada bunu nasıl başardık! Acaba, belediye başkanlarımıza seçildikleri tarihten itibaren bir ay süre ile dünyadaki Bakü gibi güzel şehirleri inceleme şartı mı getirsek?
- AZERBAYCAN KISA TARİHİ
- ZENGEZUR KORİORU
- AZERBAYCAN’DA DİL
Azerbaycan tarihi, 1. Antik Çağ ve Orta Çağ, 2. Rus Hakimiyeti ve Bölünme, 3. Modern Dönem olmak üzere üçe ayrılabilir. Bu dönemlere ait en önemli olayların tarihi sıralanışı şöyledir:
Antik Çağ ve Orta Çağ
M.Ö. 350.000: Azıh Mağarasındaki insan çene kemiği buluntuları (Bölgedeki en eski insan izleri).
M.Ö. VII. Yüzyıl: Sakalar ve ardından Medlerin bölgeye yerleşmesi.
M.Ö. IV. Yüzyıl: Büyük İskender’in seferi ve Hellenistik dönemin başlaması.
M.S. 395: Hun Türklerinin bölgeye akınları.
XI. Yüzyıl: Oğuz Türklerinin ve Türkmen boylarının akınlarıyla bölgenin Türkleşme sürecinin hızlanması.
XII – XIII. Yüzyıl: İldenizliler ve Şirvanşahlar devletlerinin bölgede güçlenmesi.
XV. Yüzyıl: Karakoyunlu ve Akkoyunlu devletlerinin hakimiyeti.
1501: Şah İsmail tarafından Safevi Devletlinin kurulması (Başkent: Tebriz).
1736-1747: Nadir Şah dönemi (Afşar İmparatorluğu, Şekil 6)

Şekil 6. Nadir Şah Döneminde Afşar İmparatorluğu
Rus Hâkimiyeti ve Bölünme
1813 (Gülistan Antlaşması) ve 1828 (Türkmençay Antlaşması): Azerbaycan topraklarının Kuzey (Rusya) ve Güney (İran) olarak ikiye bölünmesi.
28 Mayıs 1918: Mehmed Emin Resulzâde liderliğinde Azerbaycan Demokratik Cumhuriyetinin (İslam/Türk dünyasının ilk demokratik cumhuriyeti) ilan edilmesi.
15 Eylül 1918: Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’yü kurtarması.
28 Nisan 1920: Kızıl Ordu’nun işgaliyle Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetinin kurulması.
20 Ocak 1990: Sovyet birliklerinin Bakü’de sivillere saldırması (“Kanlı Ocak”).
30 Ağustos 1991: Azerbaycan’ın SSCB’den bağımsızlığını ilan etmesi.
Modern Dönem
1993 – 2003: Haydar Aliyev’in Cumhurbaşkanlığı dönemi.
2003 – Günümüz: İlham Aliyev’in Cumhurbaşkanlığı dönemi. 27 Eylül – 10 Kasım 2020: 44 Günlük Vatan Savaşı; Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarının büyük kısmını geri alması. Zengezur Koridoru, Azerbaycan ana karasını Ermenistan’ın Sünik (Zengezur) bölgesinden geçerek Nahçıvan Özerk Cumhuriyetine ve oradan da Türkiye’ye bağlayan bir geçiş yoludur (Şekil 7). Koridorun Ermenistan (Sünik) içerisindeki kısmı yaklaşık 40 – 43 kilometre uzunluğundadır. Toplam güzergah ve bağlantı hatlarıyla birlikte projenin genişliği ve uzunluğu değişmektedir.

Şekil 7. Zengezur Koridoru Haritası
Amerika Birleşik Devletleri, bir uluslararası projenin Amerika’ya faydası varsa o projenin gerçekleşmesini genellikle desteklemektedir. Ağustos 2025’te imzalanan Beyaz Saray Anlaşması (Trump, Aliyev, Paşinyan) doğrultusunda “TRIPP” (Trump Yolu) olarak adlandırılan yapıyla Zengezur Koridorunun ticari geliştirme ve işletme haklarının ABD merkezli bir yapıya/anlaşmaya devredilmiştir. Projede, ABD %74, Ermenistan %26 pay sahibidir. Proje ile karayolu, otoyol ve demiryolu bağlantıları sağlanacak. Ayrıca elektrik kabloları ve optik kabloların da geçişi mümkün olacaktır. Bu projenin gerçekleşmesi ile “orta koridor” denilen kara bağlantıları Asya’dan Avrupa’ya kadar uzanacaktır. Pek çok ülkenin ekonomisine katkı sağlayacak bu proje Azerbaycan’la birlikte Türkiye’nin ve özellikle doğu illerinin gelişmesine de katkı sağlayacaktır. Ülkelerin kalkınmaları etrafındaki ülkelerle beraber planlanırsa daha başarılı olur. Avrupa ülkeleri geçmişte bu yolla kalkınmışlardır. Türkiye 20.yüzyılda Doğu, Kuzey, Güneyindeki komsu ülkelerle bağlantılarını kopardığı ve geliştiremediği için istenen seviyede kalkınamamıştır. Azerbaycan da Türkiye ile diğer komşu ülkelerle birlikte hareket ederse daha başarılı olabilir. Azerbaycan gibi nüfuzu az olan ülkeler her uzmanlık dalında iyi yetişmiş uzman yetiştiremezler. Bunun için insan kaynaklarını komşu kaynaklarıyla birlikte değerlendirmeleri lazım.
Azerbaycan’da resmî dil Azerbaycan Türkçesidir. Türkiye’nin de resmi dili en az 1000 yıldır Türkçedir. İsmail Gaspıralı’nın kurucusu olduğu Tercüman gazetesinin ilk nüshası, 22 Nisan 1883 tarihinde Kırım’ın Bahçesaray şehrinde basılmıştır. Türk dünyasının en etkili fikir adamlarından biri olan Gaspıralı İsmail Bey, bütün Türk halklarını ortak bir gaye ve dayanışma etrafında toplamak amacıyla hazırladığı ünlü “Dilde, fikirde, işte birlik!” şiarını da ilk defa 1911 yılından başlayarak bu Tercüman gazetesinin alt başlığı (sloganı) olarak kullanmıştır. İsmail Gaspıralı’nın yaklaşık 100 sene önce ortaya koyduğu bu prensipte, en başta zikrettiği dilde, ne derece ilerleme kaydettik?
Konferansta katılımcılara verilen karton çanta içinde konferansla ilgili belgelerden başka Şekil 8’de gösterilen 62 sayfalık bir kitapçık çıktı. Kitapçığın ön kapağının arkasında Azerbaycan Milli Marşı ve kitabın 1. sayfasında içindekiler yer almaktadır.

Şekil 8. Konferansa katılanlara verilen kitapçığın kapağı
Bize verilen bu kitapçığın içindekiler aşağıya alınmıştır. Kitaptaki asıl ifadeler italik yazı ile verilmiş, Türkiye Türkçesi karşılıkları ise ayrı bir paragrafta açıklanmıştır.
Kitap Adı: Özünə və başqalarına kömək etməyi bacar
Kitabın Adı: Kendine ve başkalarına yardım etmeyi başar.
“Özünə və başqalarına kömək etməyi bacar” (tam adı: “Fövqəladə Hallarda Təhlükəsizlik: özünə və başqalarına kömək etməyi bacar”) kitabı, Azərbaycan Respublikası Fövqəladə Hallar Nazirliyi (FHN) tərəfindən (ilk nəşri 2004-cü ildə Bakıda) uşaqlar, şagirdlər və ictimaiyyət üçün hazırlanmış maarifləndirici bir təhlükəsizlik və ilk yardım vəsaitidir.
“Kendine ve başkalarına yardım etmeyi başar”. Tam adı: “Olağanüstü hallerde Emniyet: Özüne ve başkalarına yardım etmeyi başar” kitabı, Azerbaycan Cumhuriyeti, Olağanüstü Haller Bakanlığı (FHN) tarafından ilk defa 2004 yılında Bakü’de çocuklar, öğrenciler ve cemiyet için hazırlanmış eğitici bir emniyet ve ilk yardım vasıtalarıdır.
“Öz
Kitab əsasən 5 fəsildən ibarətdir. Fövqəladə hallar, təbii fəlakətlər, qəzalar zamanı davranış qaydalarını və ilk tibbi yardım üsullarını ehtiva edən kitabın ümumi mündəricat (fəsil) strukturu və əhatə etdiyi mövzular aşağıdakı kimidir:
Özet
Kitap esasında, 5 bölümden ibarettir. Olağanüstü haller, doğal felaketler, kazalar zamanında davranış kaidelerini ve ilk tıbbi yardım usullerini ihtiva eden kitabın genel içeriği (bölüm) yapısı ve içerdiği konular aşağıdaki gibidir:
MÜNDERİCAT: İÇİNDEKİLER
I Fəsil: Təbiət və biz
Bu bölmədə insanların təbiətdə və şəhərdən kənarda qarşılaşa biləcəyi təbii hadisələr və onlardan qorunma yolları izah edilir.
-
İnsan şəhərdən kənarda
-
Şimşəkdən (ildırımdan) necə qorunmalı?
-
İstiyə necə dözməli? (Günvurma və istivurma zamanı davranış)
-
Bölüm: Tabiat ve biz
Bu bölümde insanların tabiatta ve şehir dışında karşılaşabileceği doğal hadiseler ve onlardan korunma yolları izah edilir.
– İnsan şehir dışında
– Şimşekten (yıldırımdan) nasıl korunmalı?
– Sıcağa nasıl dayanmalı? (Güneş çarpması ve sıcak çarpması zamanında davranış).
II Fəsil: Təbii Fəlakətlər Zamanı Davranış Qaydaları
Bu bölmədə genişmiqyaslı təbii fəlakətlər zamanı həyatı xilas etməyə yönəlmiş tədbirlər yer alır.
-
Zəlzələ vaxtı, ondan əvvəl və sonra davranış qaydaları
-
Sel və daşqınlar zamanı təhlükəsizlik
-
Torpaq sürüşməsi zamanı hərəkət qaydaları
II. Bölüm: Doğal Felaketler Zamanı Davranış Kaideleri
II. Bölüm: Doğal Felaketler Zamanı Davranış Kaideleri
Bu bölümde, geniş ölçekli doğal felaketler zamanı hayat kurtarmaya yönelmiş tedbirler yer alır.
– Zelzele (deprem) vakti, ondan evvel ve ondan sonra davranış kaideleri
– Sel ve taşkınlar zamanı emniyet
– Toprak kayması zamanı hareket kaideleri.
III Fəsil: Məişətdə və Sənayedə Qəzalar (Texnogen Fövqəladə Hallar)
Gündəlik həyatda və ya iş yerlərində baş verə biləcək bədbəxt hadisələr zamanı edilməsi vacib olan addımlar təsvir olunur.
-
Yanğın təhlükəsizliyi və yanğın zamanı evdən/məktəbdən təxliyə
-
Dəm qazı ilə zəhərlənmənin əlamətləri və qorunma yolları
-
Məişətdə qaz və elektrik cihazlarından düzgün istifadə
-
Radiasiya və kimyəvi zəhərlənmə qəzaları zamanı ilk cavab tədbirləri
-
III. Bölüm: Günlük Hayatta ve İş hayatında Kazalar (Teknolojide olağanüstü Haller)
Gündelik hayatta veya iş yerlerinde ortaya çıkacak talihsiz hadiseler zamanı atılması gereken adımlar tasvir edilir.
– Yangın emniyeti ve yangın zamanı evden/mektepten tahliye
– Karbon monoksit ile zehirlenmenin alametleri ve korunma yolları
– Günlük hayatta gaz ve elektrik cihazlarından düzgün faydalanma
– Radyasyon ve kimyevi zehirlenme kazaları zamanı ilk müdahale tedbirleri.
IV Fəsil: İlk Tibbi Yardım Bacarıqları
Xəsarət alan şəxslərə həkim gələnə qədər həyatda qalmaları üçün göstəriləcək ilkin yardımı əhatə edir.
-
Qanaxmaların dayandırılması üsulları
-
Sınıqlar, çıxıqlar və zədələnmələr zamanı şinlərin qoyulması və bədənin fiksasiyası
-
Yanıqlar və donmalar zamanı ediləcək ilkin müdaxilələr
-
Suni nəfəs və ürək masajının əsasları
IV. Bölüm: İlk Tıbbi Yardım Becerileri
Hasarlar gören şahısların hekim gelene kadar hayatta kalmaları için gösterilecek ilk yardımı kapsar.
– Kan akışlarının durdurulması usulleri
– Kırıklar, çıkıklar ve yaralanmalar zamanı sargıların koyulması ve bedenin sabitlenmesi
– Yanıklar ve donmalar zamanı yapılacak ilk müdahaleler
– Suni teneffüs ve kalp masajlarının esasları.
V Fəsil: Xilasetmə və Əlaqə
Fövqəladə vəziyyətlərdə operativ orqanlarla düzgün koordinasiyanın qurulması.
-
Hansı hallarda FHN-in “112” qaynar xətti ilə əlaqə saxlamaq lazımdır?
-
Xilasedicilərin çağırılması və onlara düzgün məlumatın ötürülməsi qaydası
-
Fövqəladə hallar zamanı fərdi və kollektiv mühafizə vasitələrindən istifadə
V. Bölüm: Kurtarma ve Alaka
Olağanüstü hallerde icra organlarıyla düzgün koordinasyonun kurulması
– Hangi hallerde, Olağanüstü Haller Bakanlığı (FHN)’nın sıcak hattı (çağrı merkezi) ile bağlantı sağlamak lazım?
– Kurtarıcıların çağrılması ve onlara düzgün malumatın aktarılması kaidesi
– Olağanüstü haller zamanı ferdi ve kolektif koruma vasıtalarından faydalanma.
Bu kitabın müəyyən bir fəsli və ya konkret mövzusu (məsələn, zəlzələ və ya ilk yardım qaydaları) haqqında daha ətraflı məlumat əldə etmək istəyirsinizsə, zəhmət olmasa bildirin.
Bu kitabın belirli bir bölümü veya somut konusu (mesela, zelzele veya ilk yardın kaideleri gibi) hakkında etraflı bilgi elde etmek isterseniz, zahmet olmazsa bildirin.
- AZERBAYCAN MİLLİ MARŞI
- AZERBAYCAN VE TÜRKIYE ALFABELERININ KARŞILAŞTIRILMASI
- DEĞERLENDİRME
Azerbaycan Marşı’nın sözleri Ahmed Cevad tarafından 1919’da yazılmış, 1920’de mecliste milli marş olarak kabul edilmiştir ve Üzeyir Hacıbeyov tarafından bestelenmiştir. Azerbaycan Milli Marşı, Azerbaycan! Azerbaycan ile başlar ve Azerbaycan! Azerbaycan! ile biter. Marşın sözleri Azerbaycan alfabesiyle şu şekildedir:
xx
Azərbaycan! Azərbaycan!
Ey qəhrəman övladın şanlı Vətəni!
Səndən ötrü can verməyə cümlə hazırız!
Səndən ötrü qan tökməyə cümlə qadiriz!
Üçrəngli bayrağınla məsud yaşa!
xx
Minlərlə can qurban oldu,
Sinən hərbə meydan oldu!
Hüququndan keçən əsgər,
Hərə bir qəhrəman oldu!
xx
Sən olasan gülüstan,
Sənə hər an can qurban!
Sənə min bir məhəbbət
Sinəmdə tutmuş məkan!
xx
Namusunu hifz etməyə,
Bayrağını yüksəltməyə,
Cümlə gənclər müştaqdır!
Şanlı Vətən! Şanlı Vətən!
Azərbaycan! Azərbaycan!
Azərbaycan! Azərbaycan!
xx
Marşın sözleri Türkiye alfabesiyle şu şekildedir:
xx
Azerbaycan! Azerbaycan!
Ey, kahraman evladın şanlı vatanı!
Senin için can vermeye hepimiz hazırız!
Senin için kan dökmeye hepimiz kâdiriz!
Üç renkli bayrağınla mesut yaşa!
xx
Binlerce can kurban oldu,
Sinen harbe meydan oldu!
Kendini feda eden asker,
Her biri kahraman oldu!
xx
Sen olasın gülistan,
Sana her an can kurban!
Sana binbir muhabbet,
Sinemde tutmuş mekân!
xx
Namusunu korumaya,
Bayrağını yükseltmeye,
Bütün gençler hazırdır!
Şanlı vatan! Şanlı vatan!
Azerbaycan! Azerbaycan!
Azerbaycan! Azerbaycan
xx
Görüldüğü gibi Azerbaycan alfabesiyle yazılmış milli marşta, Türkiye Türkçesi alfabesinde olmayan sadece q ve ə harfleri vardır.
Azerbaycan Bayrağı ve Türkiye Bayrağı Şekil 9’da gösterilmiştir.

Şekil 9. Azerbaycan Bayrağı ve Türkiye Bayrağı
AZERBAYCAN VE TÜRKIYE ALFABELERININ KARŞILAŞTIRILMASI
Azerbaycan alfabesi 32 harften, Türkiye alfabesi ise 29 harften oluşur. Her iki alfabe de Latin kökenlidir, ancak ses yapılarındaki farklılıklar sebebiyle harf dizilimleri ve bazı karakterler birbirine göre değişiklik gösterir.
Türkiye Alfabesindeki 29 Harf şunlardır: A, B, C, Ç, D, E, F, G, Ğ, H, I, İ, J, K, L, M, N, O, Ö, P, R, S, Ş, T, U, Ü, V, Y, Z.
Azerbaycan Alfabesindeki 32 Harf ise şöyle sıralanmıştır: A, B, C, Ç, D, E, Ə, F, G, Ğ, H, X, I, İ, J, K, Q, L, M, N, O, Ö, P, R, S, Ş, T, U, Ü, V, Y, Z.
Azerbaycan Alfabesinde Bulunup Türkiye Alfabesinde Olmayan 3 harf: 1. Ə (ə), 2. X (x), 3. Q (q)’dur.
Türkiye, 1928 Harf İnkılabı ile Arap alfabesinden doğrudan bugünkü Latin alfabesine geçmiştir.
Azerbaycan ise 20. yüzyılda daha hareketli bir süreç yaşamış; önce 1929’da Latin alfabesine geçmiş, 1939’da Sovyet baskısıyla Kiril alfabesine zorlanmış, 1991’deki bağımsızlığıyla birlikte yeniden Latin alfabesine dönmüştür.
Ayrıca Eylül 2024’te toplanan Ortak Türk Alfabesi Komisyonu, Türkiye ve Azerbaycan’ın da aralarında bulunduğu Türk dünyası için 34 harfli Ortak Türk Alfabesi modelini onaylayarak gelecekteki bütünleşme adımlarına zemin hazırlamıştır.
Zaman zaman ülkeler kendi dillerinde bazı gerekli düzenlemeler yapmaktadırlar. Mesela, 1830’da kurulan Yunanistan, ülkedeki üç farklı bölgede konuşulan üç farklı şiveyi 1960’larda birleştirmiş ve yeni sözlükler hazırlamıştır. 1976 yılında ise klasik Yunanca ile halkın konuştuğu Yunanca birleştirilmiştir ve 1982’ de Yunancadaki vurgu farkları giderilerek dildeki karmaşıklık ortadan kaldırılmıştır.
Türkiye, ortak Türk alfabesini mecliste kabul etmeli ve bu yeni alfabeye göre imla kılavuzunu hazırlamalıdır.
Türkiye Türkçesiyle Azerbaycan’ın neresinde konuşursanız konuşun sizi anlıyorlar ve siz de onları anlıyorsunuz.. Özellikle 40 yaşın altındakiler neredeyse Türkiye Türkçesiyle size cevap veriyor.
Azerbaycan’da ve Bakü sokaklarında çektiğim bazı resimler EK’te verilmiştir. Bakın bakalım, hangi yazıyı okuyamıyor veya anlayamıyorsunuz?
DEĞERLENDİRME
1. Azerbaycan’ın 2025 yılı itibarıyla nüfusu 10.397.713 kişidir. Nüfusu az olan ülkelerin her bilim dalında, her alt dalda uzman yetiştirmesi çok zor, hatta imkânsızdır. Türkiye -Azerbaycan devletleri yetiştirdikleri uzmanları iki ülkenin kalkınmasında da değerlendirilebilir.
2. Azerbaycan ve Türkiye’nin enlemleri ve iklimleri birbirine benzerdir. Bu ülkeler doğal kaynaklarının özellikle petrol ve su kaynaklarının geliştirilmesinde birbirlerinin tecrübelerinden faydalanabilirler.
3. Azerbaycan ve Türkiye’nin tarih ve kültür bağları çok kuvvetlidir.
4. Zengezur Koridorunun yapımı işi planlanmıştır. Karayolu, otoyolu, demiryolu ulaşımdan başka bu koridordan elektrik kabloları ve optik kablolar da bağlanacak. Bu koridor, Azerbaycan’ın olduğu kadar Türkiye’nin kalkınmasını da hızlandıracaktır. Türkiye şimdiden kendi topraklarındaki Dilucu-Iğdır bağlantılarını gerçekleştirmeye başlarsa Zengezur koridoru açılınca hemen Iğdır bağlantıları sağlanabilir. Daha sonra Iğdır- Kars bağlantıları tamamlanabilir.
5. Yukarıdaki kitap içeriği ve Azerbaycan Milli Marşı açıklamalarından da anlaşılacağı üzere Türkiye Türkçesi ile Azerbaycan Türkçesinde ortak kelime oranı %50-60’dur. Türkiye Türkçesiyle Azerbaycan’ın neresinde konuşursanız konuşun insanlar sizi anlıyor ve size cevap veriyor..
6. Azerbaycan alfabesinde bulunup Türkiye alfabesinde olmayan 3 harf: 1. Ə (ə), 2. X (x), 3. Q (q)’dur.
7. Türkiye, 30 Ekim 2026 tarihinde Türk Devletleri Teşkilatı dönem başkanlığı görevini Azerbaycan’dan devralmıştır. Türkiye bu dönemde 29 olan Harf sayısına 34’e çıkaracak kanunu çıkarmalıdır. Böylece Ortak Türk Alfabesi şartı yerine getirilmiş olur. Ayrıca bu kanunla 1928’de çıkan Latin alfabesi, yazı dilinde daha geniş imkânlara kavuşmuş olacaktır.
8. 34 Harfli Ortak Türk alfabesi kanunu çıkarıldıktan sonra uzmanlara “imla kılavuzu” hazırlanması görevi verilmelidir. Böylece Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatındaki devletlere bu konuda örnek olmalıdır.
9.Türkiye- Azerbaycan münasebetleri, günlük olaylardan olumsuz etkilenmemelidir. İki ülke birlikte hareket ederek caydırıcı ekonomik güç oluşturmalıdır. Sürüden ayrılanı kurt kapar ata sözü asırların tecrübesi ile söylenmiş bir sözdür.
10. Geçmiş dönemlerde olduğu gibi, emperyalist devletlerin nüfuz edeceği ülkelerimiz onlar vasıtasıyla parçalanabilir veya işgal edilebilir.
11.Türkiye ile Azerbaycan sadece iki dost ülke değil, iki kardeş ülkedir. Ayrıca iki ülke İnsanları arasında kuvvetli dil ve kültür kardeşliği vardır. Dostluklar geçici olabilir, ancak insanların kardeşliği bakidir.






”











