“BİR BURS DA SENDEN OLSUN” ÇAĞRISINA YOĞUN DESTEK
Trabzon’da faaliyet gösteren Çaykara-Dernekpazarı Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından öğrencilere burs desteği sağlamak amacıyla düzenlenen “Yaza Merhaba Gecesi”, yoğun katılımla gerçekleştirildi. “Bir Burs da Senden Olsun” sloganıyla düzenlenen gece, hem eğitime verilen desteği hem de bölgenin kültürel dayanışma ruhunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Trabzon’daki Zorlu Grand Hotel’de eğitime destek amacıyla düzenlenen geceye, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon Valisi Tahir Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Çaykara Kaymakamı Ali Sapmaz, Çaykara Belediye Başkanı Hanefi Tok, Dernekpazarı Belediye Başkanı Dr. Mehmet Aşık, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, AK Parti İl Başkanı Sezgin Mumcu, Siyaset, bürokrasi, KTÜ Öğretim üyeleri, STK temsilcileri ve Çaykara-Dernekpazarlı vatandaşlar katıldı.
EĞİTİM İÇİN BİRLİK MESAJI
Gecenin açılış konuşmasını yapan Dernek Başkanı Ömer Akif Yazıcıoğlu, derneğin yürüttüğü faaliyetler ve öğrencilere sağlanan burs destekleri hakkında katılımcılara bilgi verdi. Yazıcıoğlu, gençlerin eğitim hayatına katkı sunmanın en büyük hedeflerinden biri olduğunu vurgulayarak, dayanışma ruhunun güçlenerek devam edeceğini ifade etti.

Daha sonra söz alan Çaykara Kaymakamı Ali Sapmaz, Çaykara Belediye Başkanı Hanefi Tok, Dernekpazarı Belediye Başkanı Mehmet Âşık ve Ortahisar Belediye Başkan Yardımcısı Cüneyit Zorlu yaptıkları konuşmalarda eğitime verilen desteğin önemine dikkat çekerek birlik ve beraberlik mesajları verdiler.
SOLAKLI VADİSİ’NİN HAFIZASI
Karadeniz Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Tarihçi Hikmet Öksüz, yaptığı konuşmada Çaykara ve Dernekpazarı’nın köklü geçmişine dikkat çekerek, bölgenin tarihine dair yanlış anlamalara ve abartılı yorumlara karşı sağduyu çağrısında bulundu. Sözlerine, “Bir tarihçi için en zor olan şey, bir coğrafyanın ve orada yaşayan insanların tarihini kısa ve doğru biçimde anlatabilmektir” diyerek başlayan Öksüz, Solaklı Vadisi’nin yalnızca bir yerleşim alanı değil, aynı zamanda yüzyıllar boyunca medeniyetlerin iz bıraktığı kadim bir geçiş yolu olduğunu vurguladı.

“Yerleşim Kuzeyden Değil, Güneyden Başladı”
Doğu Karadeniz’in tarihini anlamanın ancak vadiler üzerinden mümkün olduğunu belirten Öksüz, Solaklı Vadisi’nin tarihinin aynı zamanda Çaykara ve Dernekpazarı’nın da tarihi olduğunu ifade etti. Bölgedeki yerleşimin sanıldığı gibi kuzeyden güneye değil, Bayburt ve Soğanlı Dağları’ndan sahile doğru geliştiğini anlatan Öksüz, bu coğrafyanın tarih boyunca önemli bir ticaret güzergâhı olduğuna dikkat çekti. Kadim çağlardan itibaren bölgede canlı bir ticaret hayatı, göç hareketliliği ve kültürel etkileşim yaşandığını söyleyen Öksüz, bu hareketliliğin farklı kültürleri de beraberinde taşıdığını belirtti. Haldizen çevresi ile Köprübaşı hattındaki yerleşimlerin, bölgenin ne kadar eski ve köklü bir geçmişe sahip olduğunun önemli göstergeleri arasında yer aldığını ifade etti.
“Medeniyetler İz Bıraktı, Ama Bölgenin Kimliği Değişmedi”
Konuşmasında büyük medeniyetlerin ve dinlerin tarih boyunca bölgeye kendi kültürel unsurlarını taşıdığını dile getiren Öksüz, buna rağmen bölgenin ana kimliğinin değişmediğini söyledi. İslam öncesi dönemde bölgede bulunan Turani kavimlerin, daha sonra gelen Türk topluluklarıyla kısa sürede kaynaştığını belirten Öksüz, Solaklı ve Köprübaşı vadilerinin Akkoyunlu Devleti’nin etkili olduğu önemli yerleşim alanları arasında bulunduğunu kaydetti. Osmanlı öncesinde de bölgede Türk yerleşimlerinin bulunduğunu ifade eden Öksüz, Osmanlı döneminde ise bu yapının daha da güçlendiğini söyledi. Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’u fethetmesinin ardından Konya ve çevresinden Karamanlıların Solaklı Vadisi’ne yerleştirildiğini aktaran Öksüz, Yavuz Sultan Selim döneminde ise Maraş Türkmenlerinin bölgeye iskân edildiğini anlattı.
“Türkleşme Süreci Yüzyıllar İçinde Tamamlandı”
Bölgenin Türkleşme sürecinin 14’üncü yüzyılda başladığını ve 16’ncı yüzyılda büyük ölçüde tamamlandığını ifade eden Öksüz, özellikle Baltacılı Deresi çevresinin Van ve civarından getirilen Türkmen topluluklarıyla güçlendiğini söyledi. “Baltacılı” ve “Solaklı” gibi isimlerin Osmanlı döneminde yeniçeriler tarafından kullanılan unvanlardan geldiğini belirten Öksüz, bu adların farklı kültürlerden alınmış olmadığını, Osmanlı hâkimiyetinin bölgede bıraktığı tarihî izler olduğunu vurguladı. Duygusal bir tonla konuşmasını sürdüren Öksüz, bu coğrafyanın yalnızca dağlardan ve derelerden ibaret olmadığını; her taşında, her yamacında yüzyılların hafızasını taşıyan büyük bir geçmiş sakladığını ifade etti.
“Bu Coğrafyanın Mayasında Türk Devlet Geleneği Var”
Tarihçi Hikmet Öksüz, konuşmasının devamında Çaykara ve Dernekpazarı insanının tarih boyunca taşıdığı kültürel değerler, devletle kurduğu güçlü bağ ve eğitim alanındaki birikimine dikkat çekti. Duygusal ve zaman zaman sitemkâr ifadeler kullanan Öksüz, bölge insanının köklerinden gelen aidiyet duygusunun tartışmaya açılmasının bilimsel gerçeklerle bağdaşmadığını söyledi.
“Yerel Ağız Kimlik Değiştirmez”
Bölgede kullanılan bazı yerel kelimeler ve ağız özellikleri üzerinden farklı kimlik tartışmaları yürütülmesini eleştiren Öksüz, bunun bilimsel bir karşılığı olmadığını ifade etti. “Bugün bölgemizde kullanılan ve sayıları birkaç yüzü geçmeyen bazı yerel kelimeler üzerinden farklı kimlik tanımları yapılmaya çalışılıyor” diyen Öksüz, söz dizimi ve dil yapısı bakımından tamamen Türkçe ile uyumlu olan bu yerel konuşma biçimlerinin, Roma döneminden ve kadim zamanlardan taşınan kültürel izler olduğunu belirtti. Bazı tezler, belgeseller ve sözlük çalışmaları üzerinden bölgede farklı aidiyet hesapları yapıldığını dile getiren Öksüz, “Hiçbir kültür insanı bunu teyit etmez. Hiçbir Çaykaralı da bunu kabul etmez” sözleriyle bu tartışmalara net bir tavır koydu.
“Çaykaralı’nın Devletle Güven İlişkisi Çok Kıymetlidir”
Konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden birinde Çaykara insanının devletle kurduğu güçlü bağa vurgu yapan Öksüz, Türk devlet geleneğinin bölgeden çok önemli isimler çıkardığını söyledi. “İki bin iki yüz yıllık Türk devlet geleneği, Çaykara’dan çıkan insanları genelkurmay başkanı, cumhurbaşkanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri yaptı” diyen Öksüz, parlamenter sistem döneminde de bölgeden yetişen birçok ismin devletin üst kademelerinde görev aldığını hatırlattı. Bu güven ilişkisinin tarih bilen herkes için çok derin bir anlam taşıdığını belirten Öksüz, Çaykara insanının devlete bağlılığının tesadüfi değil, yüzyıllara dayanan bir kültürün sonucu olduğunu ifade etti.
Medrese Kültüründen Gelen Aydınlanma
Çaykara ve Dernekpazarı insanının eğitim alanındaki başarısına da değinen Öksüz, bölgedeki okuryazarlık ve öğrenme tutkusunun köklerinin asırlar öncesine dayandığını söyledi. 18’inci yüzyıldan itibaren Solaklı Vadisi’nin iki yamacında kurulan medreselerin bölge halkını aydınlattığını belirten Öksüz, bu kültürün insanlara yalnızca dini bilgi değil; düşünmeyi, üretmeyi ve topluma hizmet etmeyi de öğrettiğini ifade etti. “Çaykara insanı kendini tanıyan, çevresini anlayan ve değer üreten bir karaktere sahiptir” diyen Öksüz, bugün bölgede ortaya çıkan ekonomik, kültürel ve akademik başarının da bu üç asırlık birikimin doğal sonucu olduğunu kaydetti.
“Bu Birikimi Geleceğe Taşımak Mecburiyetindeyiz”
Konuşmasının sonunda birlik ve beraberlik mesajı veren Öksüz, sahip olunan tarihî ve kültürel mirasın korunması gerektiğini vurguladı. Bir köyden çıkan altı ailenin Türkiye’nin en zengin aileleri arasında yer almasının bile bölge insanının üretkenliğini göstermeye yeterli olduğunu söyleyen Öksüz, ilim, kültür ve ekonomide ortaya çıkan başarının tesadüf olmadığını belirtti. “Bu yüksek birikimi muhafaza etmek, büyütmek ve geleceğe taşımak mecburiyetindeyiz” ifadelerini kullanan Öksüz, bir araya geliş amaçlarının da tam olarak bu değerleri yaşatmak olduğunu dile getirdi.
“Çaykara Bir Soyadından Değil, Topyekûn Bir Milletten Güç Alır”
Tarihçi Hikmet Öksüz, konuşmasının son bölümünde Çaykara ve Dernekpazarı’nın toplumsal yapısına dikkat çekerek, bölgeyi diğer ilçelerden ayıran en önemli özelliğin birey temelli güçlü toplumsal yapı olduğunu söyledi. Duygusal ifadelerle konuşan Öksüz, Solaklı Vadisi’nin yalnızca bir coğrafya değil, aynı zamanda fedakârlıklarla korunmuş büyük bir emanet olduğunu vurguladı.
“Çaykara’yı Bir Aileyle Açıklayamazsınız”
Trabzon’un 18 ilçesi bulunduğunu hatırlatan Öksüz, soyadı çeşitliliği bakımından en zengin ilçenin Çaykara olduğunu belirtti. Çevre ilçelerde belirli aileler ve soyadlarının ön plana çıktığını ifade eden Öksüz, Çaykara ve Dernekpazarı’nın ise böyle bir yapıyla tarif edilemeyeceğini söyledi. “Of’u birkaç aileyle anlatabilirsiniz. Sürmene’yi, Araklı’yı, Vakfıkebir’i belirli soyadları üzerinden açıklayabilirsiniz. Ama Çaykara ve Dernekpazarı’nı bir soyadıyla, bir lakapla ya da tek bir grupla izah edemezsiniz” diyen Öksüz, bu yapının bölgenin en büyük zenginliği olduğunu dile getirdi.
“Her İnsan Başlı Başına Bir Değerdir”
Çaykara insanının birey olmayı başarmış bir toplum yapısına sahip olduğunu vurgulayan Öksüz, bölgede feodal anlayışın kök salamadığını söyledi. “Çaykara topyekûn bir değerdir. Çünkü burada her birey hem kendisine hem çevresine hem de ülkesine değer katmaktadır” ifadelerini kullanan Öksüz, bölgeyi farklı kılan asıl unsurun da bu üretken ve özgüvenli insan yapısı olduğunu belirtti. Konuşmasında sık sık birlik ve aidiyet vurgusu yapan Öksüz, geçmişten devralınan kültürel mirasın sadece korunmasının değil, gelecek nesillere doğru şekilde aktarılmasının da büyük bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
“Arkamızda Büyük Bir Miras Var”
Solaklı Vadisi’nin tarih boyunca büyük mücadelelere sahne olduğunu hatırlatan Öksüz, bölgenin Türk yurdu olarak kalması uğruna verilen şehitlere dikkat çekti. “Sultan Murat Yaylası’nda bu topraklar Türk vatanı olarak kalsın diye şehit düşen yetmiş bir kahramanımız var” diyen Öksüz, o dağlarda yatan isimsiz kahramanların bugün hâlâ bölge insanına sorumluluk yüklediğini söyledi. Duygusal anların yaşandığı konuşmada Öksüz, geçmişin fedakârlıklarıyla ayakta kalan bu coğrafyanın ancak birlik, eğitim, üretim ve devletle kurulan güçlü bağ sayesinde geleceğe taşınabileceğini ifade etti. “Onlar attığımız her adımı görüyor” sözleriyle konuşmasını sürdüren Öksüz, Çaykara ve Dernekpazarı insanının tarih boyunca devletiyle kurduğu güven ilişkisinin, bölgenin en büyük manevi gücü olduğunu belirtti.
“Solaklı Vadisi’nin Gücü: Acıyla Yoğrulan Sadakat ve Kültür”
Tarihçi Hikmet Öksüz, konuşmasının devamında Çaykara ve Dernekpazarı insanının tarih boyunca yaşadığı göçlere, devletle kurduğu güçlü bağa ve sözlü kültür zenginliğine dikkat çekti. Duygusal ifadeler kullanan Öksüz, Solaklı Vadisi insanının yalnızca zorlu coğrafi şartlarla değil, aynı zamanda tarih boyunca büyük imtihanlarla mücadele ederek bugünlere ulaştığını söyledi.
“Bu Topraklar Afetlerle Yoğruldu”
Doğu Karadeniz’in tabii afetler karşısında kırılgan bir yapıya sahip olduğunu belirten Öksüz, heyelanlar ve seller nedeniyle bölge insanının büyük göçler yaşamak zorunda kaldığını anlattı. 20’nci yüzyılda yaşanan afetler sonrası Çaykara ve Dernekpazarı halkının önemli bir bölümünün Bayburt, Erzincan ve Maçka’ya göç ettiğini ifade eden Öksüz, 1929’dan itibaren başlayan bu hareketliliğin ilerleyen yıllarda Kırıkhan, Gökçeada ve Kıbrıs’a kadar uzandığını söyledi. “Dikkat edin, hep stratejik noktalar” diyen Öksüz, bu yerleşimlerin yalnızca bir iskân politikası olmadığını; devlet ile bölge insanı arasındaki derin güven ilişkisinin sonucu olduğunu vurguladı.
“Devletle Kurulan Güven Bağı Her Şeyin Temelidir”
Konuşmasında sık sık Türk devlet geleneğine vurgu yapan Öksüz, Çaykara insanının devletle kurduğu bağın sıradan bir ilişki olmadığını ifade etti. “Devletin şefkat eli elbette uzanıyordu. Ancak jeopolitik ve stratejik değerlendirmelerin temelinde, iki bin iki yüz yıllık Türk devlet geleneğinin bölge insanına duyduğu güven vardır” sözleriyle konuşan Öksüz, bu ilişkinin geçmişten bugüne millet bilincini diri tuttuğunu söyledi. Bölge insanının tarih boyunca devletiyle birlikte hareket ettiğini belirten Öksüz, bu birlik ruhunun yüksek Türk kültürünün yaşatılmasında büyük rol oynadığını dile getirdi.
“Bize Sahnede Dede Korkut Kültürü Söz Söyletiyor”
Konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Çaykara insanının sözlü kültüre olan yatkınlığı oldu. Bölge insanının hazır cevaplılığı, mani kültürü ve türküleriyle kendini güçlü şekilde ifade ettiğini söyleyen Öksüz, bunun sıradan bir özellik olmadığını belirtti. “Biz sahnede konuşurken bize süfle veren Dede Korkut kültürüdür” diyen Öksüz, Soğanlı Dağları’nı aşarak Solaklı Vadisi’ne ulaşan bu kültürel mirasın bugün hâlâ canlı olduğunu ifade etti. Hazır cevaplılık, yerinde konuşma ve güçlü söz varlığının büyük bir tarihsel birikimin sonucu olduğunu vurgulayan Öksüz, bölge insanının dilindeki zenginliğin aslında yüzyılların kültür hafızasını taşıdığını söyledi.
“Çaykara’nın Değeri Nüfusla Ölçülemez”
Çaykara’nın yalnızca nüfus büyüklüğüyle değerlendirilemeyecek kadar kıymetli bir yer olduğunu ifade eden Öksüz, bölgenin Türkiye ölçeğinde önemli bir kültürel ve insani değer taşıdığını belirtti. Bugün bir araya geliş amaçlarının yalnızca geçmişi anmak olmadığını söyleyen Öksüz, eğitime gönül veren insanların aynı ideal etrafında buluştuğunu dile getirdi. “Kültürümüzle coşacağız ama yarınlarımıza da dokunacağız” sözleriyle konuşmasını tamamlayan Öksüz, Çaykara ve Dernekpazarı insanının geçmişten aldığı güçle geleceği inşa etmeye devam edeceğini ifade etti.
EĞİTİM STRATEJİK BİR ÖNEME SAHİP
Programına katılan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, eğitime yapılan desteğin güçlü ve donanımlı nesillerin yetişmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Başkan Genç, organizasyonu düzenleyenleri tebrik ederek, “Bu gece burada bir masa etrafında bir araya geliş, sadece Çaykaralı ve Dernekpazarlı hemşehrilerimizin dayanışması değil; güzel Trabzon’umuzu ve Türkiye’mizi emanet edeceğimiz nesillerin yetişmesine katkı sunma iradesidir. Asıl kıymetli olan budur. Çünkü eğitime yapılan her katkı kutsal bir katkıdır. Bilgiye eğitimle erişilir. Bugün dünyada gücü elinde bulunduranlar, bilgiye daha erken ulaştıkları için teknolojiyi güç olarak kullanıyor. Ancak bu gücü hakkın ve hukukun üstünde, fütursuzca kullanıyorlar. Bizim daha güçlü olmamız, bilgiye daha erken erişen, donanımlı nesiller yetiştirmemiz gerekiyor” dedi.
Başkan Genç, Türkiye’nin geleceği için eğitimin stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, “Bizim medeniyetimiz merhamet medeniyetidir. İnsana ve insanlığa değer veren, yaratılmışı yaratandan ötürü seven bir anlayışa sahibiz. Bilgiyle elde edeceğimiz güç, vicdan terazisinde ve bu değerler manzumesi içinde yoğrulmalıdır. İnsanlık bugün çok kötü bir sınav verirken, uluslararası kurum ve kuruluşlar insanların hukukunu korumakta yetersiz kalırken, bizim güçlü olmamız şarttır. Güçlü olmak için bilgiye, bilgiye hızlı erişmek için de Çaykara’nın ve Dernekpazarı’nın ortaya koyduğu bu duyarlılığa ihtiyacımız var. Büyük bir gururla ifade ediyorum ki Çaykara ve Dernekpazarı, çocukların okutulması ve daha donanımlı yetişmesi konusunda en önde gelen ilçelerimizdendir. Bu dayanışma hepimiz için gurur vericidir” ifadelerini kullandı.
TÜM KESİMLERİN KATKIDA BULUNMASI GEREKİR
Programın, eğitime destek yönüyle büyük anlam taşıdığını belirten Başkan Genç, “Bu iş sadece devletin müfredatına bırakılamayacak kadar önemli bir iştir. Çocuklarımızın daha donanımlı yetişmesi için toplumun tüm kesimlerinin katkı sunması gerekir. Bugün Çaykara’nın ve Dernekpazarı’nın yetiştirdiği insanlar, bürokraside, siyasette ve birçok alanda ülkemize hizmet etmektedir. Bu güzel topraklarda büyük bir potansiyel var. Bu geceyi tertip edenleri, özellikle bu konuda emek veren ve eğitime destek sağlayan herkesi tebrik ediyorum. İnşallah biz de bu kervanın içerisinde katkımızı sağlayacağız. Yetişecek nesillerin yarın bu topraklara, şehrimize ve ülkemize daha güzel hizmetler yapacağına inanıyorum. Eğitim konusunda adım atan, katkı sağlayan herkesten Allah razı olsun. Gecemiz hayırlı olsun, hayırlar getirsin” diye konuştu.
BAKAN URALOĞLU’NDAN ÇAYKARA VE DERNEKPAZARI’NA ÖVGÜ: “BU DAYANIŞMAYI EN GÜZEL SİZ YAŞATIYORSUNUZ”
Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon’da düzenlenen “Yaza Merhaba Gecesi’nde yaptığı konuşmada Çaykara ve Dernekpazarı insanının dayanışma kültürüne övgüde bulundu. Eğitime destek amacıyla gerçekleştirilen gecede konuşan Uraloğlu, özellikle burs, dernekçilik ve öğrenci yurtları konusunda bölge insanının örnek bir hassasiyet gösterdiğini söyledi. “Çaykaralılar ve Dernekpazarılılar gerçekten bu dernekçilik ve cemiyet işini çok iyi yapıyor” diyen Uraloğlu, özellikle öğrencilere verilen burs desteğinin büyük anlam taşıdığını ifade etti.

“Geleceğimiz Gençlerimizdir”
Konuşmasında gençlerin önemine dikkat çeken Uraloğlu, Türkiye’nin geleceğinin iyi yetişmiş nesillerle şekilleneceğini vurguladı. “Gençlerimize sahip çıkmamız lazım” ifadelerini kullanan Bakan Uraloğlu, milli ve manevi değerlerle yetişen bir gençliğin ülkenin en büyük gücü olduğunu söyledi. Gençlerin doğru bilgi kaynaklarıyla beslenmesi gerektiğini belirten Uraloğlu, onların sağlıklı karar verebilecek seviyeye ulaşıncaya kadar doğru mecralara yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. “Bu birlikteliğiniz çok kıymetlidir” diyerek salondaki dayanışma ruhuna dikkat çeken Uraloğlu, eğitime verilen desteğin toplumun geleceğine yapılan en değerli yatırım olduğunu kaydetti.
Trabzon’a Yeni Havalimanı Müjdesi
Konuşmasında Trabzon’da devam eden ulaşım projelerine de değinen Uraloğlu, yeni havalimanı çalışmaları hakkında önemli bilgiler verdi. Trabzon’a yapılacak yeni havalimanıyla mevcut yolcu kapasitesinin 3 milyondan 10 milyona çıkarılacağını açıklayan Uraloğlu, ihale sürecinin tamamlandığını ve yer tesliminin yapıldığını söyledi. “Şantiye kurulumuna başlıyoruz. İnşallah bu yıl içerisinde temel atacağız” diyen Bakan Uraloğlu, projenin Trabzon’un geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Raylı Sistem Projesi Bu Yıl Başlıyor
Trabzon’da uzun süredir gündemde olan kent içi raylı sistem projesine de değinen Uraloğlu, çalışmaların hız kazandığını ifade etti. Şehrin yoğun nüfus hareketini taşıyacak raylı sistem için önümüzdeki ay tekliflerin alınacağını açıklayan Uraloğlu, projeye bu yıl başlanacağını söyledi. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile birlikte çalışmaları yürüteceklerini ifade eden Uraloğlu, ulaşım yatırımlarının şehrin geleceğine büyük katkı sağlayacağını kaydetti.
“Ne Görev Düşüyorsa Hazırız”
Konuşmasının sonunda geceyi düzenleyenlere teşekkür eden Bakan Uraloğlu, Çaykara ve Dernekpazarı insanının birlik ruhunun örnek olduğunu vurguladı. “Bu işi gerçekten çok iyi biliyorsunuz” sözleriyle salondakilere seslenen Uraloğlu, Trabzon programı kapsamında böyle anlamlı bir organizasyonda bulunmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. “Bize hangi görev düşüyorsa hazırız” diyerek konuşmasını tamamlayan Uraloğlu, eğitime ve gençlere yönelik her çalışmanın yanında olmaya devam edeceklerini söyledi.
TÜRKÜLERLE COŞAN GECE

Sinan Sami Kerim Aydın
Gecenin ilerleyen saatlerinde ise salonu Karadeniz ezgileri sardı. Yörenin sevilen sanatçılarından Sinan Sami seslendirdiği türkülerle katılımcılara unutulmaz anlar yaşatırken, Kerim Aydın kaval eşliğindeki performansıyla geceye ayrı bir renk kattı. Horon halkalarının kurulduğu gecede davetliler doyasıya eğlenirken, Orhan Durgun yönetimindeki horon ekibinin sahne gösterileri büyük beğeni topladı. Coşkunun ve duygunun iç içe geçtiği gece, eğitime destek amacıyla verilen güçlü dayanışma mesajlarıyla hafızalarda yer etti.



