Taşkıran ve Çevresi Birliği tarafından hazırlanan Festival Almanya’da 1,2,3 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleştirildi.
Yatılı Şölen şeklinde sosyal kamp alanında yaklaşık 140 hemşerimizin bir araya gelmesi ile gerçekleştirilen festival hem hemşerilerimizin bir araya gelerek ortak bir coşkuyu yaşamaları hem de birbirleri ile hasret gidermeleri hem de kültürümüzü Almanya’da yaşamaları ve yaşatmaları anlamında son derece etkili oldu.

Hem Manevi havanın
1-2-3 Mayıs 2026 tarihlerinde Avrupa Taşkıran ve Çevresi Birliği olarak düzenlediğimiz 3 gün 2 gecelik yatılı şölen festivalimizin, 3 Mayıs 2026 itibarıyla son gününe ulaşmış bulunmaktayız. Şölenimizin ilk anından son anına kadar yaşadığımız güzellikleri sizlerle paylaşmak isterim.
Cuma günü öğleden sonra sosyal kamp alanımıza giriş yaptık. Taşkıran ve çevre köylerden gelen yaklaşık 140 hemşehrimizin katılımıyla oluşan o sıcak, samimi ve heyecan dolu atmosfer bizleri de derinden etkiledi. Akşam saatlerine doğru açık havada, güneşli ve ferah bir ortamda hep birlikte yemekler yedik, çay ve kahve eşliğinde hasret giderdik.

Akşam namazının ardından programımıza geçtik. Uzungöl Turizmciler Derneği Başkanı Sayın Mehmet Keleş, sanatçılar Furkan Kama ve Dursun Akyüz bizlerleydi. Ancak gecenin en kıymetli isimlerinden biri, Almanya Ulm kentinde ikamet eden, değerli kültür ve sanat insanı, hocamız Sayın Mahmut Yiğit idi.
Mahmut Yiğit hocamız, sadece bir misafir değil adeta programın ruhu, şölenimizin can damarı oldu. Taşkıranlı, Taşlıgedikli (eski adıyla Sumbadiyozlu) olan kıymetli hocamız, her yıl olduğu gibi bu yıl da Avrupa’daki hemşehrilerini yalnız bırakmadı.

Sayın Mahmut Yiğit hocamız, görseller eşliğinde Taşkıran ve Çaykara’nın kültürünü ve tarihini öylesine etkileyici bir şekilde anlattı ki; hem öğrendik hem güldük hem de duygulandık. Program boyunca sunduğu sürprizler, hazırladığı yarışmalar ve kurduğu sıcak iletişim ile herkesin gönlünde taht kurdu. Özellikle Mahmut Yiğit hocamızın sahnedeki enerjisi ve samimiyeti unutulmazdı.
2 Mayıs Cumartesi sabahı, kısa bir uykunun ardından saat 09:00’da kahvaltıda buluştuk. Güneşli havada yapılan kahvaltı ve koyu sohbetler güne ayrı bir güzellik kattı. Saat 12:00’de ise yine sahneye çıkan Sayın Mahmut Yiğit hocamız, hemşehrilerimizi açık havada toplayarak bilek güreşi yarışmaları başlattı. Genç-yaşlı demeden herkesin katıldığı bu etkinlik büyük bir heyecan ve neşe oluşturdu.

Gün boyunca Mahmut Yiğit hocamızın kaval eşliğinde söylediği Rumca ve Türkçe türkülerle horonlar oynandı, coşku hiç düşmedi. Hocamız adeta şölenimize hayat verdi. Yine kendisinin öncülüğünde gençler ve büyükler arasında futbol ve voleybol etkinlikleri düzenlendi. Çocuklarımız ise oyun alanlarında gönüllerince eğlendi.
Saat 17:00 civarında tüm hemşehrilerimize mangal ziyafeti sunuldu. Köfte, sucuk, sosis, kuzu pirzola, salata ve çeşitli ikramlarla birlikte çay ve kahve eşliğinde güzel bir birliktelik yaşandı.

Akşam programında İstiklal Marşı ve Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan bölümde konuşmalar yapıldı, plaket takdimleri gerçekleştirildi ve kongremiz yapıldı. Kongrenin ardından sahne yine şenlendi. Furkan Kama, Dursun Akyüz ve Mehmet Boz’un katkılarıyla eğlence zirveye ulaştı. Ancak gecenin yine en büyük mimarlarından biri Sayın Mahmut Yiğit hocamızdı. Sabahlara kadar süren horonlarla bizleri coşturdu, bir an olsun enerjimizi düşürmedi.
Pazar sabahı yine açık havada kahvaltımızı yaptık. Sohbetler ve güzel anılar eşliğinde saat 14:00 civarında kamp alanımızdan ayrılmaya başladık.
Özellikle vurgulamak isterim ki; Sayın Mahmut Yiğit hocamız bu şölenin en önemli yapı taşlarından biri olmuştur. Bizlere sadece eğlence sunmamış, aynı zamanda kültürümüzü yaşatmış, birlik ve beraberlik duygumuzu güçlendirmiştir. Adeta derneğimizin can damarı olmuş, vizyonumuza katkı sağlamış ve bizleri daha da ileriye taşımıştır.
Kendisine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Sayın Mahmut Yiğit hocamız, gerçekten geleceğin değil, bugünün de en değerli kültür elçilerinden biridir.
Saygılarımla
Yılmaz Ağırman
Mannheim


