{"id":3837,"date":"2025-01-26T00:17:00","date_gmt":"2025-01-25T21:17:00","guid":{"rendered":"https:\/\/zeleka.com\/?p=3837"},"modified":"2025-01-26T00:17:00","modified_gmt":"2025-01-25T21:17:00","slug":"tarihci-yunus-mutlunun-kaleminden","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/zeleka.com\/?p=3837","title":{"rendered":"Tarih\u00e7i Yunus Mutlu&#8217;nun Kaleminden"},"content":{"rendered":"<p><img width=\"1024\" height=\"548\" src=\"https:\/\/www.caykaragazetesi.com\/wp-content\/uploads\/2025\/01\/Yunus-MUTLU-Arsin-Halk-Egt.Mrk_.-Md.-Yrd.-kopyasi-1.jpg\" class=\"attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image\" alt=\"Tarih\u00e7i Yunus Mutlu'nun Kaleminden 20\" decoding=\"async\" loading=\"lazy\" srcset=\"https:\/\/www.caykaragazetesi.com\/wp-content\/uploads\/2025\/01\/Yunus-MUTLU-Arsin-Halk-Egt.Mrk_.-Md.-Yrd.-kopyasi-1.jpg 1024w, https:\/\/www.caykaragazetesi.com\/wp-content\/uploads\/2025\/01\/Yunus-MUTLU-Arsin-Halk-Egt.Mrk_.-Md.-Yrd.-kopyasi-1-768x411.jpg 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px\" title=\"Tarih\u00e7i Yunus Mutlu'nun Kaleminden 20\"><\/p>\n<p>Yunus MUTLU<br \/>\nTarih\u00e7i, Arsin Halk E\u011fitim Merkezi M\u00fcd\u00fcr Yard\u0131mc\u0131s\u0131<\/p>\n<div>1975 \u00c7amba\u015f\u0131 Mahallesi do\u011fumlu, Osmangazi \u00dcniversitesi Tarih b\u00f6l\u00fcm\u00fc mezunu. Yomra Fen Lisesi de dahil olmak \u00fczere uzun y\u0131llar Tarih \u00f6\u011fretmenli\u011fi ve idarecilik yapm\u0131\u015ft\u0131r. Halen Arsin Halk E\u011fitim Merkezi M\u00fcd\u00fcr Yard\u0131mc\u0131s\u0131 olarak g\u00f6rev yapmaktad\u0131r. Aile ve e\u011fitim sistemindeki yozla\u015fman\u0131n toplumsal tezah\u00fcr\u00fc isimli \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 okuyucular\u0131n\u0131n takdirine sunuyoruz.<\/div>\n<p>A\u0130LE VE E\u011e\u0130T\u0130M S\u0130STEM\u0130NDEK\u0130 YOZLA\u015eMANIN TOPLUMSAL TEZAH\u00dcR\u00dc<\/p>\n<div>T\u00fcrk Dil Kurumu\u2019nun 2024 y\u0131l\u0131 i\u00e7in belirledi\u011fi aday kelimelerden birisi de \u201cyozla\u015fmak\u201dt\u0131r. T\u00fcrk Dil Kurumu\u2019nun bu \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131ndan m\u00fclhem T\u00fcrk toplumsal yap\u0131s\u0131nda g\u00f6zlemledi\u011fim ve toplum olarak da serzeni\u015fte bulundu\u011fumuz gerek ya\u015fam bi\u00e7imi gerekse ahlaki manadaki dejenerasyona de\u011finmenin uygun olaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnerek bu \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131 kaleme ald\u0131m. Konu \u00e7ok geni\u015f ve kapsaml\u0131 oldu\u011fundan t\u00fcm ya\u015fam alanlar\u0131na bu yaz\u0131 formunda de\u011finmek m\u00fcmk\u00fcn olmayacakt\u0131r. Bundan dolay\u0131 bu yaz\u0131da ba\u015fta aile ve e\u011fitimde ger\u00e7ekle\u015fen yozla\u015fma ile bunun nedenleri ve \u00e7\u0131k\u0131\u015f yollar\u0131na yer verilmi\u015ftir. Bir toplumu maddi ve manevi manada in\u015fa etmenin temelinde aile terbiyesi ile e\u011fitim sisteminin i\u015fleyi\u015fi yer al\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla bir toplumda meydana gelen ahlaki d\u00fczen ve ahlaki bozulma da buralardan ba\u015flayacakt\u0131r. Bu durum insanlar\u0131n g\u00fcndelik ya\u015fam\u0131yla kamu d\u00fczeninin i\u015fleyi\u015fine var\u0131ncaya kadar bir\u00e7ok alanda tezah\u00fcr eder.<\/div>\n<div>\u0130\u00e7erisinde bulundu\u011fumuz 21. yy., de\u011fi\u015fim ve d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn en h\u0131zl\u0131 ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi tarihi safhalar\u0131 m\u00fcndemi\u00e7tir. De\u011fi\u015fim e\u011fer ilerlemeyi ihtiva ediyorsa buna olgunla\u015fma, tek\u00e2m\u00fcl; geriye do\u011fru getiriyorsa buna da tedenni, tereddi denilir. \u0130nsano\u011flu evveliyat\u0131ndan itibaren maddi ve manevi manada \u00f6nemli birtak\u0131m badireleri atlatarak bir birikim sonucunda bu g\u00fcnlere vas\u0131l olmu\u015ftur. Bug\u00fcnk\u00fc modernitenin k\u00f6keninde yer alan Avrupa, y\u00fczy\u0131llard\u0131r i\u00e7erisinde bulundu\u011fu \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131, evrensel insan haklar\u0131n\u0131 yasala\u015ft\u0131rarak hem ulusal hem de uluslararas\u0131 hukuk sistemini meydana getirip, kendi i\u00e7erisindeki dengeleri v\u00fccuda getirdi. T\u00fcrk \u0130slam medeniyetlerinde ise devlet ve toplum i\u015fleyi\u015fi, \u015eer\u2019i ve \u00f6rfi hukuk esaslar\u0131na g\u00f6re belirlemekteydi. T\u00fcrk-\u0130slam medeniyetinin zirvede oldu\u011fu d\u00f6nemler hukukun, ahlaki ilkelerin ve adaletin en ideal bi\u00e7imde uyguland\u0131\u011f\u0131 ve ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemler olmu\u015ftu. T\u00fcm idealize edilmi\u015f sistemlere ra\u011fmen tarihin de\u011fi\u015fik d\u00f6nemlerinde her toplumda birtak\u0131m bozulma ve \u201cyozla\u015fmalar\u0131n\u201d ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 malumdur. Bu d\u00f6nemlere bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda aileden, e\u011fitim sistemine, toplumsal i\u015fleyi\u015ften devletin otoritesine var\u0131ncaya kadar bir\u00e7ok alandaki yozla\u015fman\u0131n birbirini etkiledi\u011fi g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Baz\u0131 d\u00f6nemlerde bu bozulmalar \u00f6yle bir hale geldi ki devletin adeta kendisi olan devlet adamlar\u0131 bile \u00e7aresiz kald\u0131. \u00d6rne\u011fin Osmanl\u0131 padi\u015fah\u0131 III. Mustafa\u2019n\u0131n a\u015fa\u011f\u0131daki \u015fiirinde dile getirdi\u011fi gibi: \u201cY\u0131\u1e33\u0131lupdur bu cih\u00e2n \u1e63anma ki bizde d\u00fczele, Devleti \u00e7ar\u1e2b-\u0131 den\u00ee virdi \u1e33amu m\u00fcbte\u1e95ele, \u015eimdi ebv\u00e2b-\u0131 sa\u02bd\u00e2detde gezen hep \u1e2ba\u1e95ele, \u0130\u015fim\u00fcz \u1e33ald\u0131 hem\u00e2n mer\u1e25amet-i Lem-yezel\u2019e\u201d (Bu d\u00fcnya y\u0131k\u0131l\u0131p gitmektedir, bizim zaman\u0131m\u0131zda d\u00fczelece\u011fini zannetme. Bir de al\u00e7ak felek devleti b\u00fcsb\u00fct\u00fcn a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k kimselerin eline verdi. Nitekim \u015fimdi saadet kap\u0131lar\u0131nda (devlette) bulunanlar bozguncu ve soysuz ki\u015filer. Art\u0131k i\u015fimiz Allah\u2019\u0131n merhametine kald\u0131).<\/div>\n<div>Yozla\u015fmak, \u201cKi\u015fi, toplum vb. \u00f6z\u00fcndeki iyi niteliklerini, de\u011fer yarg\u0131lar\u0131n\u0131, birtak\u0131m d\u0131\u015f etkenlerle yitirerek bozulmak, k\u00f6t\u00fcye gitmek; dejenerele\u015fmek, dejenere olmak, tereddi etmek\u201d manas\u0131na gelir. Yozla\u015fmak kavram\u0131n\u0131n manas\u0131ndan hareketle bunun ki\u015fisel ve toplumsal olarak ahlaki ya\u015famdaki \u201cde\u011fer\u201d kay\u0131plar\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Tarihte devir a\u00e7\u0131p kapatacak d\u00fczeyde bir\u00e7ok b\u00fcy\u00fck geli\u015fme ile daha mikro d\u00fczeydeki olaylara bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda bunlar\u0131n ahlaki yozla\u015fmayla ili\u015fkilendirildi\u011fi g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. \u00d6rne\u011fin Cermen kavimlerinin Avrupa\u2019y\u0131 istila etmeleri, Atilla\u2019n\u0131n Orta Avrupa\u2019da otorite sa\u011flamas\u0131, Osmanl\u0131lar\u0131n Avrupa\u2019da ilerlemesi, 14. yy. Avrupa\u2019s\u0131nda ya\u015fanan veba salg\u0131nlar\u0131 gibi bir\u00e7ok olay Avrupal\u0131lar\u0131n dinlerinden uzakla\u015farak, yozla\u015fmalar\u0131na ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131. Ba\u015fka bir ifadeyle ger\u00e7ekle\u015fen istila ve salg\u0131nlar\u0131n insanlara, Allah\u2019\u0131n bir gazab\u0131 olarak m\u00fcptela edildi\u011fine inan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Bu meyanda Atilla ile Kanuni Sultan S\u00fcleyman, Hristiyanlar i\u00e7in \u201cTanr\u0131n\u0131n k\u0131rbac\u0131\u201d olarak tan\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131. 1. D\u00fcnya sava\u015f\u0131n\u0131n t\u00fcm insanl\u0131\u011fa getirdi\u011fi cefa da insanlar\u0131n ya\u015famlar\u0131ndaki \u201csu-i istimalata\u201d, dejenerasyona isnat edildi. Avrupa\u2019da bir kesim insan oturdu\u011fu yerden, bankalar vas\u0131tas\u0131yla milyonlar kazan\u0131rken, \u00e7o\u011fu insan amele olarak g\u00fcn ve gecelerini maden ocaklar\u0131nda \u00e7al\u0131\u015f\u0131p ancak karn\u0131n\u0131 doyurabilmekteydi. Bu durum sermayedarlara kar\u015f\u0131 y\u00fckselen kin duygular\u0131n\u0131 kam\u00e7\u0131layarak Avrupa\u2019daki toplumsal bar\u0131\u015f\u0131 tehdit etmi\u015fti. Avrupa\u2019n\u0131n bu \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcz y\u00fckseli\u015fi kendilerinde m\u00fcthi\u015f bir \u201cgurur\u201d ve beraberinde bu topraklarda \u201cceberut\u201dlu\u011fu ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131. Yine milletini sevmek onu y\u00fcceltmek; birle\u015fmek, geli\u015fmek demek olan milliyet\u00e7ilik, ger\u00e7ek anlam\u0131ndan saparak ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131, \u00f6tekile\u015ftirici gibi menfi bir anlay\u0131\u015fa d\u00f6n\u00fc\u015ferek d\u00fc\u015fmanl\u0131klar\u0131n k\u00f6r\u00fcklenmesine sebep olmu\u015ftu. Bir\u00e7ok Osmanl\u0131 m\u00fctefekkiri ise 1. Cihan Harbi\u2019ni \u0130slami bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na g\u00f6re de\u011ferlendirerek sebeplerini ahlaki yozla\u015fmaya ba\u011flam\u0131\u015ft\u0131. \u00d6rne\u011fin Osmanl\u0131 toplumunun son d\u00f6nemlerde oru\u00e7tan uzakla\u015fmas\u0131, zek\u00e2t\u0131n\u0131 vermemesi gibi dini duyars\u0131zl\u0131\u011fa y\u00f6nelmesinden dolay\u0131 insanlar\u0131n a\u00e7l\u0131k, yoksulluk, s\u00fcrekli talim gibi sair musibetlere muhatap olduklar\u0131n\u0131 ifade etmekteydiler. Kutsal kitaplarda \u00f6zellikle Kur\u2019an\u2019\u0131 Kerim\u2019de de bilgi, medeniyet ve zenginlik olarak olduk\u00e7a ilerlemi\u015f, geli\u015fmi\u015f olan bir\u00e7ok toplulu\u011fun, kitabi ve ahlaki de\u011ferlerden uzakla\u015fmas\u0131ndan yani yozla\u015fmas\u0131ndan dolay\u0131 birtak\u0131m afet ve felaketlere maruz kald\u0131klar\u0131 ge\u00e7mektedir7. Bu \u00f6rnekleri \u00e7o\u011falmak m\u00fcmk\u00fcn olmakla, \u00f6rneklerle tarih boyunca yozla\u015fman\u0131n her toplumun kendi de\u011fer yarg\u0131lar\u0131 i\u00e7erisinde ya\u015fand\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bunun sebeplerinin de baz\u0131 kesimlerce birtak\u0131m nedenlere ba\u011flanarak a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131n\u0131 nazar-\u0131 dikkate sunmu\u015f olal\u0131m. Ayr\u0131ca tarihte cereyan eden her olay\u0131n mutlak manada kendisine has \u00f6zel ve somut nedenleri olmakla beraber insanlar bunlar\u0131n sebep ve sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 kendi bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131na g\u00f6re de\u011ferlendirmi\u015flerdir. Bug\u00fcn de dahil olmak \u00fczere d\u00fcnyan\u0131n bir \u00e7ok b\u00f6lgesinde meydana gelen afet ve felaketler genel itibariyle ahlaki sorunlarla ili\u015fkilendirilmi\u015ftir. \u0130nsanlar\u0131n din ay\u0131r\u0131m\u0131 olmaks\u0131z\u0131n \u00fcstesinden gelemedikleri olaylar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 genellikle dini referanslara ba\u011flayarak a\u00e7\u0131klad\u0131klar\u0131 dikkatlerden ka\u00e7mamaktad\u0131r.<\/div>\n<div>Bizlerin de bir ferdi oldu\u011fumuz g\u00fcn\u00fcm\u00fcz T\u00fcrk toplumunun ekonomik hayattan toplumsal ya\u015fama, e\u011fitime, i\u015f ahlak\u0131na, ailevi ili\u015fkilere var\u0131ncaya kadar birtak\u0131m de\u011fi\u015fikliklere du\u00e7ar oldu\u011funu, yozla\u015fman\u0131n ya\u015fand\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zlemlemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. G\u00fcnl\u00fck ya\u015famda bir\u00e7ok ki\u015fi toplumdaki bu yozla\u015fmay\u0131 \u201czamana\u201d ba\u011flayarak, \u201cne yapal\u0131m zaman b\u00f6yle\u201d diyerek, inhilal ve bozulma, zamana ihale edilir. Halbuki yozla\u015fman\u0131n ana nedeni zaman t\u00fcnelindeki insan\u0131n yozla\u015fmas\u0131yla ilgilidir. \u0130nsanlar\u0131n ilkeli, prensipli bir ya\u015fam felsefesi olu\u015fturulup, oturtamad\u0131klar\u0131ndan kaynaklanmaktad\u0131r. Bu prensipler dini referanslara dayand\u0131r\u0131labilece\u011fi gibi insan f\u0131trat\u0131na uygun ahlaki yasalara da ba\u011flanabilir. Sosyal bir varl\u0131k olarak insan, di\u011fer insanlar\u0131n maddi ve manevi gereklerine ihtiya\u00e7 duyar. Dolay\u0131s\u0131yla di\u011fer insanlardan ba\u011f\u0131ms\u0131z ya\u015famayaca\u011f\u0131na g\u00f6re belirlenecek olan ilkelerin ortak birtak\u0131m de\u011fer yarg\u0131lar\u0131na dayal\u0131 olmas\u0131 gerekir. Bu ilkelerin yaz\u0131s\u0131z olanlar\u0131na \u201cnorm\u201d, yaz\u0131l\u0131 olanlar\u0131na \u201chukuk kurallar\u0131\u201d denilir. Bir de bunlar\u0131n haricinde herkesin kendi has dairesinde, d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re de\u011fer atfettikleri ahlaki ya\u015fam bi\u00e7imleri ya da inan\u00e7 sistemleri vard\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla zamana ba\u011fl\u0131 olarak de\u011fi\u015fen h\u00fck\u00fcmler olabilece\u011fi gibi zamandan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak de\u011fi\u015fmeyecek yasalar da olabilmektedir. Bu meyanda de\u011fi\u015fen ilkelerin insanlar\u0131n ya\u015fam\u0131n\u0131 kolayla\u015ft\u0131ran, ahlaki ve toplumsal i\u015fleyi\u015fi bozmayan, zamana uyumlu ve ana ilkelerle \u00e7at\u0131\u015fmayan i\u00e7erikte olmas\u0131 gerekmektedir. Bu \u00e7er\u00e7evede yozla\u015fman\u0131n da geli\u015fmenin de merkezinde insan yer almaktad\u0131r. Bu kapsamda yozla\u015fman\u0131n temel nedenleri, insanlar\u0131n akt\u00f6r\u00fc oldu\u011fu t\u00fcm ya\u015fam alanlar\u0131nda kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Bunlar, geleneksel aile e\u011fitimi ile formal e\u011fitim sisteminin eski i\u015flevini yitirmesi, ekonomik geli\u015fmeye paralel olarak insan hakk\u0131 ve medeniyet alg\u0131s\u0131n\u0131n geli\u015fmemesi, nemelaz\u0131mc\u0131l\u0131k, ahlaki de\u011ferlerin yozla\u015fmas\u0131, toplumsal norm ve hukuk alg\u0131s\u0131n\u0131n i\u015flevsizle\u015fmesi, bireyselle\u015fme, dijital mecran\u0131n amac\u0131na uygun kullan\u0131lmamas\u0131, ge\u00e7im s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131n\u0131n hayat\u0131n merkezine yerle\u015ftirilmesi (kapitalle\u015fme), \u00e7evresel fakt\u00f6rler, do\u011fru kavram\u0131n\u0131n ki\u015fiden ki\u015fiye de\u011fi\u015fmesi \u015feklinde a\u00e7\u0131klanabilir. \u015eimdi bu etkenlerden aile yap\u0131s\u0131 ile e\u011fitim sistemindeki dejenerasyona ve bunlar\u0131n \u00e7\u0131k\u0131\u015f nedenlerine de\u011finelim.<\/div>\n<div>Geleneksel b\u00fcy\u00fck aile yap\u0131s\u0131 b\u00fcy\u00fck baba, b\u00fcy\u00fck anne ile \u00e7ocuk ve torunlar\u0131n\u0131n ayn\u0131 \u00e7at\u0131 alt\u0131nda ya\u015fad\u0131klar\u0131 aile ortam\u0131n\u0131 ifade eder. Bu yap\u0131 \u00e7oklu bir ya\u015fam ortam\u0131 oldu\u011fundan aile bireyleri aras\u0131ndaki ili\u015fkiler seviyeli birtak\u0131m kurallara g\u00f6re d\u00fczenlemi\u015f olmaktayd\u01318. Aile b\u00fcy\u00fcklerinin kendileri, \u00e7ocuklar\u0131 ve torunlar\u0131; \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n kendileri ve onlar\u0131n \u00e7ocuklar\u0131yla, gelinler aras\u0131ndaki m\u00fcnasebetler yaz\u0131l\u0131 olmayan bir sistemati\u011fe ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131. Bu d\u00f6ng\u00fcn\u00fcn kurallar\u0131 yaparak ve ya\u015fayarak tatbik edilmekteydi. Ba\u015fka bir y\u00f6n\u00fcyle bu hiyerar\u015fik yap\u0131 bir otokontrol sistemini de beraberinde getirmekteydi. Aile b\u00fcy\u00fcklerinin ya\u015famdan elde ettikleri tecr\u00fcbe ve disiplin anlay\u0131\u015f\u0131 \u00e7ocuklar\u0131na ve torunlar\u0131na tevar\u00fcs ederek aktar\u0131lmaktayd\u0131. Bu ya\u015fam bi\u00e7iminin gere\u011fi ve bunlar\u0131n uygulan\u0131\u015f bi\u00e7imi aileden aileye de\u011fi\u015febilirdi. Kendi i\u00e7erisinde \u00e7ok otoriter olabilen bu sistem do\u011frudan ya da dolayl\u0131 olarak umumi toplumsal d\u00fczene de bir katk\u0131 sa\u011flam\u0131\u015f olmaktayd\u0131. Bu aile ortam\u0131nda d\u00fcnyaya gelen \u00e7ocuklar hen\u00fcz hayat tecr\u00fcbesini tam olarak i\u00e7selle\u015ftirmemi\u015f kendi anne baba terbiyesine g\u00f6re de\u011fil de daha \u00e7ok dede ve babaanne \u00f6\u011fretisine g\u00f6re almaktayd\u0131lar. Bu durum \u00e7ocuklar\u0131n erken ya\u015flarda olgunla\u015fmalar\u0131na katk\u0131 sa\u011flayan fakt\u00f6rlerden birisiydi.<\/div>\n<div>G\u00fcn\u00fcm\u00fcz \u00e7ekirdek aile yap\u0131s\u0131n\u0131n temelini olu\u015fturan anne babalar\u0131n bir\u00e7o\u011funun e\u011fitim seviyeleri belli bir d\u00fczeyde olsa da hayat tecr\u00fcbesi ve \u00e7ocuk terbiyesi konusunda eksikleri bulunabilmektedir. Ger\u00e7i bir\u00e7ok ki\u015fi bunu kendisinde bir eksiklik olarak g\u00f6rmez. Kitabi bir\u00e7ok bilginin hayat tecr\u00fcbesinin \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011fu ger\u00e7e\u011finden hareketle baz\u0131 ayr\u0131nt\u0131lar g\u00f6z ard\u0131 edilebilmektedir. \u00d6rne\u011fin bir\u00e7ok anne\/baba kendisinin yapamad\u0131\u011f\u0131, ya\u015fayamad\u0131\u011f\u0131, bir\u00e7ok durumu herhangi bir kritere tabi tutmadan \u00e7ocuklar\u0131 \u00fczerinden ya\u015famak ister. H\u00e2lbuki evveliyat\u0131nda kendisine ya\u015famas\u0131 ya da ya\u015famamas\u0131 olarak dayat\u0131lan ya\u015fam bi\u00e7imi bir tecr\u00fcbenin \u00fcr\u00fcn\u00fcyd\u00fc. Ya\u015fant\u0131n\u0131n, denetiminin, kontrol\u00fcn\u00fcn, \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcn\u00fcn, risklerinin oldu\u011funun neticesiydi. Bug\u00fcn ise teslimiyet\u00e7i duygularla hareket eden bir\u00e7ok anne baba, \u00e7ocuklar\u0131na sa\u011flad\u0131klar\u0131 s\u0131n\u0131rs\u0131z \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve kendilerine duyduklar\u0131 kontrols\u00fcz g\u00fcven sonucu \u00e7ocuklar\u0131 \u00fczerindeki s\u00f6z yetisini yetirebilmektedirler. Belli bir d\u00f6neme kadar kendilerinin \u00e7ocuklar\u0131na sunduklar\u0131; belli bir d\u00f6nemden sonra ise \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n kendilerine dayatt\u0131klar\u0131 istekler kimin \u00e7ocuk kimin anne baba oldu\u011fu konusunda teredd\u00fctler ortaya \u00e7\u0131karmaktad\u0131r. \u00c7ocuklar\u0131n s\u0131n\u0131rs\u0131z isteklerinin, anne babalar\u0131 taraf\u0131ndan kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z ve ko\u015fulsuz kabul edilmesi; sorumluluk almadan, bedel \u00f6demeden \u201celde edebilmenin\u201d bir ya\u015fam felsefesi haline getirilmesine sebep olmu\u015ftur. Bu anlay\u0131\u015f neticesinde neslin kendi \u00f6z bilincine varmas\u0131 hayatlar\u0131ndaki di\u011fer maddi ve manevi kay\u0131plarla beraber otuzlu, k\u0131rkl\u0131 ya\u015flara kadar uzam\u0131\u015f olmaktad\u0131r. Ba\u015fka bir ifadeyle eskilerin on yedi, on sekizli ya\u015flarda elde ettikleri hayat tecr\u00fcbesini \u00e7ok daha ge\u00e7 ya\u015flara aktarmak durumunda kalmaktad\u0131rlar. Bu \u015fartlar, \u00fcretmeyen, haz\u0131ra al\u0131\u015fan, be\u015fer\u00ee t\u00fcm hazlar\u0131 \u00e7ok k\u0131sa s\u00fcrelerde ya\u015fayan, hayata dair hedef ve heyecan\u0131 olmayan bireylerin topluma egemen olmalar\u0131na zemin olu\u015fturmu\u015f olmaktad\u0131r. T\u00fcm me\u015fru hazlar\u0131n sermayesini gayri me\u015fru bir \u015fekilde t\u00fcketen gen\u00e7lik, kendisini tatmin edebilecek di\u011fer gayri me\u015fru hazlar\u0131n pe\u015fine d\u00fc\u015ferek anne babalar\u0131n feryad\u0131 haline gelmektedir. Bu meyanda t\u00fcm hukuksuzluk ve gayri me\u015fru ili\u015fkileri \u00f6zg\u00fcrl\u00fck diye ya\u015fayan insanlar\u0131n ne i\u015f hayatlar\u0131nda ne de ailevi ya\u015famlar\u0131nda bir istikrar olmayacakt\u0131r. Bu \u00e7er\u00e7evede her istedi\u011fini yapma \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcne sahip oldu\u011funu sanan ve \u00e7ocuklar\u0131n\u0131 buna g\u00f6re yeti\u015ftiren \u201cnarsist\u201d bir insan tipi ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Asl\u0131nda bu tip insanlar bir \u015feylere \u201chakim\u201d olmaktan ziyade onlara \u201cmahk\u00fcm\u201d duruma d\u00fc\u015fmektedirler. Bu anlamda ger\u00e7ekte okumayan, d\u00fc\u015f\u00fcnmeyen ancak toplumda hasbelkader elde etti\u011fi maddi konumu itibariyle, t\u00fcm ahlaki kavramlar\u0131 kendince sat\u0131n ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 sanan onlar\u0131 kendisine g\u00f6re anlamland\u0131ran insanlar ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Bu durum toplumsal ahlak alg\u0131s\u0131nda \u00e7\u0131kmazlara sebep olup, toplumsal uzla\u015f\u0131n\u0131n temellerine dinamit yerle\u015ftirilmesi demektir. Bu anlay\u0131\u015fa g\u00f6re yeti\u015fen \u00e7ocuklar ise okulda, sokakta, toplumsal ya\u015fam\u0131n di\u011fer safhalar\u0131nda bu ya\u015fam felsefesinin icaplar\u0131na g\u00f6re hareket edeceklerdir. Ba\u015fka bir ifadeyle bu terbiyeyle yeti\u015fen \u00e7ocuklar okulda \u00f6\u011fretmenine, arkada\u015flar\u0131na; sokakta insanlara, trafikte di\u011fer s\u00fcr\u00fcc\u00fclere; icab\u0131nda kolluk kuvvetlerine, yarg\u0131ya vb. bu ya\u015fam bi\u00e7iminin ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131n\u0131; hukuku, ahlak\u0131 hi\u00e7e sayarak dayatmaya \u00e7al\u0131\u015facaklard\u0131r.<\/div>\n<div>Geleneksel aile yap\u0131s\u0131 bir \u00f6zlemden ziyade bir tespit durumudur. Kitabi olmayan ancak yerine g\u00f6re kitabi olandan daha keskin olan bu ya\u015fam standartlar,\u0131 toplumsal alt yap\u0131n\u0131n bir nevi anayasas\u0131n\u0131 meydana getirmekteydi. Burada bir nevi usta \u00e7\u0131rak ili\u015fkisi i\u00e7erisinde yaparak ve ya\u015fayarak geli\u015fen ya\u015fam felsefesi mahalleyi, beldeyi, \u015fehri ve \u00fclkeyi sarmalayan ve g\u00fc\u00e7lendiren bir zemin olu\u015fturmaktayd\u0131. Zaman\u0131n ko\u015fullar\u0131na g\u00f6re geleneksel aile yap\u0131s\u0131 i\u00e7erisinde ya\u015fayan insanlar\u0131n, maddi anlamda ciddi sorunlar ve hiyerar\u015fik k\u0131s\u0131tlamalar ya\u015fad\u0131klar\u0131 bilinmektedir. Manevi olarak da bir\u00e7ok ihmalin oldu\u011fu tarihin tan\u0131kl\u0131\u011f\u0131yla ortadad\u0131r. Ancak aile i\u00e7erisinden ba\u015flay\u0131p t\u00fcm mahalleye yay\u0131lan bir otokontrol sisteminin toplumsal bar\u0131\u015fa katk\u0131 sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 da bir ger\u00e7ekliktir. \u00d6rne\u011fin her mahallede herkesin bir ba\u015fkas\u0131na kefil oldu\u011fu kefalet sistemiyle toplumsal denetim ve sorumluluk a\u011f\u0131 kurulmaktayd\u0131. \u00d6rne\u011fin bir k\u00f6yde ya da mahallede, kolluk kuvvetlerine ihtiya\u00e7 olmadan, h\u0131rs\u0131zl\u0131k yapan, tacizde bulunan birisinin o k\u00f6yde bir daha bar\u0131nd\u0131r\u0131lmamas\u0131 gibi. Bu \u00f6rneklerden hareket ederek bir beldenin, kendi i\u00e7erisinde nas\u0131l g\u00fcvende olabilece\u011fi, ahlaki dengelerini nas\u0131l sa\u011flayaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rece de olsa g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bug\u00fcn \u00f6zg\u00fcrle\u015fen, sanayile\u015fen ve \u015fehirle\u015fen toplum \u00fczerinde b\u00f6yle bir sistemi uygulamak belki m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. O zaman ba\u015fka denetim ve otokontrol sistemleri geli\u015ftirilmelidir. Toplumsal norm sisteminin \u00e7\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fc bug\u00fcnk\u00fc ko\u015fullarda bunun yerini, devlet otoritesiyle i\u015fbirli\u011fi halinde olan bilin\u00e7li vatanda\u015f ekseninde doldurmak gerekir.<\/div>\n<div>Geleneksel aile yap\u0131s\u0131n\u0131n \u00f6zelliklerinden bir di\u011feri ataerkil olmas\u0131d\u0131r. Ataerkil aile yap\u0131s\u0131 erkek egemen aile ortam\u0131n\u0131 ifade eder. Bu yap\u0131 T\u00fcrk toplumunda eski Roma\u2019da oldu\u011fu gibi erke\u011fin (baban\u0131n) \u201cailenin devleti\u201d mesabesinde olmas\u0131 demek de\u011fildi. Elbetteki daha esnek bir erkek egemenli\u011fi s\u00f6z konusuydu. Ataerkil T\u00fcrk aile yap\u0131s\u0131, tek ve s\u0131n\u0131rs\u0131z bir erkek egemenli\u011fi, kad\u0131n\u0131n sosyal ve \u00e7al\u0131\u015fma ya\u015fam\u0131ndan tecrit edildi\u011fi bir sistem manas\u0131na gelmez9. Geleneksel T\u00fcrk-\u0130slam aile yap\u0131s\u0131 idealde, isti\u015fare k\u00fclt\u00fcr\u00fcne dayanmak suretiyle erke\u011fe daha \u00e7ok sorumluluk y\u00fcklemekteydi. Bu sistemde genel itibariyle erkek g\u00fc\u00e7, otorite ve koruyuculu\u011fu; kad\u0131n da \u015fefkat ve aile b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc temsil etmekteydi. \u00c7ok yak\u0131n zamanlara kadar erkek egemen olan T\u00fcrk toplumunda, ger\u00e7ekte ailenin ekonomik y\u00fck\u00fcn\u00fc s\u0131rtlanan, \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n terbiye ve sorumlulu\u011funu \u00fczerine alan kad\u0131nlar\u0131n say\u0131s\u0131 pek de az de\u011fildir. T\u00fcm i\u015f ve filleriyle hatta karar alma ve uygulama s\u00fcre\u00e7leri de dahil olmak \u00fczere kocas\u0131n\u0131 g\u00f6lgede b\u0131rakacak karakter ve yap\u0131daki kad\u0131nlar\u0131n \u00f6rnekleri hepimizin haf\u0131zas\u0131nda mevcudiyetini muhafaza etmektedir. Ancak bu durumlarda bile erke\u011fin aile i\u00e7inde ve d\u0131\u015f\u0131nda bir otoritesi, sayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 ve ailevi temsiliyeti s\u00f6z konusuydu. Bu \u015fekilde toplumu ve milleti olu\u015fturan ailenin temsil g\u00fcc\u00fc, duru\u015fu, b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ve devaml\u0131l\u0131\u011f\u0131 sa\u011flanm\u0131\u015f olmaktayd\u0131. Bu yap\u0131 i\u00e7erisinde e\u015fler aras\u0131nda sayg\u0131ya dayal\u0131 ileti\u015fim, gerilim s\u00fcre\u00e7lerinde e\u015flerin birbirlerine kar\u015f\u0131 tahamm\u00fcl g\u00fcc\u00fcn\u00fcn dinamik kalmas\u0131n\u0131 sa\u011flamaktayd\u0131. Ailenin da\u011f\u0131lmas\u0131n\u0131 \u00f6nleyen, sonuna kadar sabretmek manas\u0131ndaki tahamm\u00fcl kavram\u0131 bug\u00fcn i\u00e7in hamall\u0131k olarak vas\u0131fland\u0131r\u0131lmaktad\u0131r. Ancak zaman\u0131n bu zorunlu kabullenme ve fedak\u00e2rl\u0131k anlay\u0131\u015f\u0131, ailenin bir b\u00fct\u00fcnl\u00fck i\u00e7erisinde ve diren\u00e7li olarak yar\u0131nlara haz\u0131rlanmas\u0131n\u0131 sa\u011flamaktayd\u0131. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde ise kendi i\u00e7erisinde birbiriyle \u00e7at\u0131\u015fan aile fertleri, k\u0131sa s\u00fcreler i\u00e7erisinde da\u011f\u0131lan aile yap\u0131lar\u0131yla toplumsal \u00e7\u00f6z\u00fclmenin de aynas\u0131 durumuna gelmektedirler. E\u015fler aras\u0131ndaki denge ve \u00f6l\u00e7\u00fc parametreleri \u00e7ok y\u00fczeysel ve i\u015flevsiz bir hale gelmi\u015f durumdad\u0131r. Bu \u00f6l\u00e7\u00fcn\u00fcn \u00f6ncelikle bir felsefesinin, teori ve prati\u011finin olmas\u0131 gerekir. Bunlardan en \u00f6nemlileri kar\u015f\u0131 sayg\u0131 ve toleranst\u0131r. Birbirini f\u0131tri olarak kabullenemeyen, birbirini sembolik s\u00f6z ve davran\u0131\u015flarla yapmac\u0131k kal\u0131plara sokmaya \u00e7al\u0131\u015farak ili\u015fkileri pamuk ipli\u011fine ba\u011flayan d\u00fczenin devaml\u0131l\u0131k arz etmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bu ya\u015fam bi\u00e7imleri ailelerin \u00e7\u00f6z\u00fclmesini h\u0131zland\u0131rarak hem erke\u011fin hem kad\u0131n\u0131n hem de bo\u015flukta kalan \u00e7ocu\u011fun sonraki ya\u015famlar\u0131na \u201cg\u00fcvensizlik\u201d ve \u201cbelirsizlik\u201d olarak yans\u0131yacakt\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla c\u0131v\u0131k bir zemin \u00fczerine in\u015fa edilen aile yap\u0131lar\u0131ndan tevell\u00fct eden \u00e7ocuklar, anne baba terbiyesinden yoksun olarak hayata tutunmak zorunda kalmaktad\u0131rlar. Bu \u015fartlarda, maddi ve manevi bo\u015fluk i\u00e7erisinde kalan bu \u00e7ocuklar\u0131n kendilerini toparlamalar\u0131 ve toplumun dinami\u011fi haline gelmeleri kolay olmasa gerek.<\/div>\n<div>G\u00fcn\u00fcm\u00fcz ailelerinde g\u00f6r\u00fclen bu \u00e7\u00f6z\u00fclmelerin temel nedenini kad\u0131n\u0131n \u201cekonomik ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131na\u201d ba\u011flayanlar olduk\u00e7a fazlad\u0131r. Bu bir fakt\u00f6r olabilmekle beraber daha ziyade aileyi olu\u015fturan temel yap\u0131 ta\u015flar\u0131n\u0131 hem erke\u011fin hem de kad\u0131n\u0131n yeterince i\u00e7selle\u015ftirememesine dayand\u0131rmak daha do\u011fru olacakt\u0131r. Ba\u015fka bir ifadeyle aileyi olu\u015fturan kutsi de\u011ferlerin ve bunun felsefesinin k\u0131ymetine vak\u0131f olamayan \u00e7iftlerin birbirlerine tahamm\u00fcls\u00fcz yakla\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131n bir sonucu olsa gerektir. Geleneksel T\u00fcrk toplumsal ya\u015fam\u0131nda enf\u00fcsi (i\u00e7e d\u00f6n\u00fck) olan ve mahremiyet ta\u015f\u0131yan \u201caile\u201d bug\u00fcn genel itibariyle afaki (d\u0131\u015fa d\u00f6n\u00fck) bir hal alm\u0131\u015f durumdad\u0131r. Yani ailelerin bir\u00e7o\u011fu, sosyo-k\u00fclt\u00fcrel yap\u0131lar\u0131, muhafazak\u00e2r ya da sek\u00fcler olu\u015flar\u0131 fark etmeksizin, i\u015f ve toplumsal ya\u015famlar\u0131nda kendi mahremiyetlerine hassasiyet g\u00f6stermek yerine adeta her ad\u0131mlar\u0131nda kendilerini \u201c\u00f6tekine\u201d g\u00f6sterme heves ve yar\u0131\u015f\u0131 i\u00e7erisine girmi\u015f durumdalar.<\/div>\n<div>Yozla\u015fmaya neden olan bir di\u011fer fakt\u00f6r, formal (bir sistemati\u011fe, m\u00fcfredata ba\u011fl\u0131) e\u011fitim sisteminden kaynakl\u0131 esneklik ile toplumun e\u011fitim sistemine olan bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndaki de\u011fi\u015fimlerdir. Asl\u0131nda T\u00fcrk e\u011fitim sistemi yasal olarak ve formal d\u00fczeyde evrensel ya da ulusal manada olduk\u00e7a nitelikli i\u00e7eriklere g\u00f6re haz\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131r. Ancak e\u011fitim s\u00fcrecini bir b\u00fct\u00fcn olarak ele ald\u0131\u011f\u0131m\u0131zda olumlu neticelere varmam\u0131z\u0131 engelleyecek baz\u0131 eksikliklerin de olabildi\u011fini g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u00d6rne\u011fin e\u011fitimdeki y\u00f6nlendirmeler 11. S\u0131n\u0131fta de\u011fil de ortaokullardan itibaren beldenin, \u015fehrin, \u00fclkenin i\u015f ve istihdam alanlar\u0131na g\u00f6re ba\u015flat\u0131labilir10. Ders ve s\u0131n\u0131f ge\u00e7me esaslar\u0131nda da problemler var. \u00d6\u011frencilerin ger\u00e7ekte ba\u015faramad\u0131klar\u0131 dersleri y\u0131lsonu ba\u015far\u0131 ortalamas\u0131yla ge\u00e7ebilmeleri gibi. Erken d\u00f6nemlerde e\u011fitti\u011fimiz ve i\u015f hayat\u0131na kazand\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131z \u00f6\u011frenci erken ya\u015flarda hem i\u015f ahlak\u0131n\u0131 \u00f6\u011frenecek hem de i\u015f hayat\u0131na at\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 malayani \u015feylerle u\u011fra\u015fmaya zaman bulamayacakt\u0131r. Ders ge\u00e7me sistemi yerine s\u0131n\u0131f ge\u00e7me sistemini getirdi\u011finizde \u00f6\u011frenci bir\u00e7ok derste dersin hakk\u0131n\u0131 veremeyecek, \u201cnas\u0131l olsa ortalamayla ge\u00e7erim\u201d mant\u0131\u011f\u0131yla hareket ederek dersi sabote etmenin \u00e7abas\u0131 i\u00e7erisinde olacakt\u0131r. Diplomay\u0131 ald\u0131\u011f\u0131 zaman da bu dersi ba\u015farm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmesine ra\u011fmen ger\u00e7ekte bununla ilgili hi\u00e7bir bilgi ve yetisi olmayacakt\u0131r. Bunlar\u0131n haricinde e\u011fitimdeki en b\u00fcy\u00fck sorunlardan birisi uzun emek ve masraflarla \u00f6\u011frencilere edindirilen meslek e\u011fitimi sonundaki istihdam durumuyla ilgilidir. Maalesef okullar\u0131m\u0131z T\u00fcrkiye\u2019nin bat\u0131 illeri de dahil olmak \u00fczere i\u015f yerlerine gerekli ara eleman\u0131 yeti\u015ftirememektedir. Bir de \u00f6zellikle sanayisi olmayan illerdeki meslek liselerinden mezun olan \u00f6\u011frencilerin neredeyse tamam\u0131na yak\u0131n\u0131 mezun oldu\u011fu alandaki i\u015fle de\u011fil de ba\u015fka sekt\u00f6rdeki i\u015flerle u\u011fra\u015fmaktad\u0131r. Bunun i\u00e7in de nitelikli meslek y\u00f6nlendirilmelerinin erken y\u0131llardan itibaren ve m\u00fcmk\u00fcnse i\u015f garantisi sa\u011flayacak \u015fekilde yap\u0131land\u0131r\u0131lmas\u0131nda fayda vard\u0131r. Tabi bunun i\u00e7in de velilerin okula, \u00f6\u011fretmene mutlak surette g\u00fcven duymas\u0131 mesle\u011fin gereklili\u011fine inand\u0131r\u0131lmas\u0131 gerekmektedir. Bir de okullar\u0131n devlet ad\u0131na bu s\u00fcre\u00e7te \u00f6zel sekt\u00f6rle i\u015fbirli\u011fi i\u00e7erisinde olmas\u0131 gerekmektedir. Bu durumlar g\u00f6z ard\u0131 edildi\u011finde gelece\u011fe d\u00f6n\u00fck bir projeksiyonu olmayan ve ald\u0131\u011f\u0131 e\u011fitim sonunda ne olaca\u011f\u0131na dair belirsizlikle yeti\u015fen \u00f6\u011frenci, e\u011fitim ortam\u0131n\u0131n niteli\u011fini bozmaya y\u00f6nelik hareketler i\u00e7erisinde olabilecektir.<\/div>\n<div>Bununla beraber e\u011fitimde yeterince ba\u015far\u0131 sa\u011flanamamas\u0131n\u0131n nedenlerini aile, \u00e7evre ve k\u00fcresel fakt\u00f6rlerden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak ele almak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u0130lk olarak aileden ba\u015flamak suretiyle devletin belirledi\u011fi e\u011fitim sisteminin, toplumun ve devletin ihtiya\u00e7lar\u0131na g\u00f6re toplumla bar\u0131\u015f\u0131k halde planlanmas\u0131 gerekmektedir. Ba\u015fka bir ifadeyle devletin belirledi\u011fi e\u011fitim sisteminin T\u00fcrk toplumunun talepleri ve d\u00fcnyadaki geli\u015fmelerle \u00f6rt\u00fc\u015fmesi gerekmektedir. T\u00fcrk toplum yap\u0131s\u0131 ve k\u00fclt\u00fcr\u00fcne zararl\u0131 unsurlarla m\u00fccadele eden ancak evrensel bilim ilkeleriyle ilintili bir e\u011fitim sistemi kurgulanmal\u0131d\u0131r. Bu sitem \u00e7ocuklar\u0131n erken ya\u015flar\u0131ndan itibaren onlar\u0131n ilgi ve istidatlar\u0131na g\u00f6re ve hi\u00e7bir ferdin sistem d\u0131\u015f\u0131nda tutulmas\u0131na m\u00fcsaade etmeyecek, azami fayday\u0131 sa\u011flamaya y\u00f6nelik bir i\u00e7erikte olmal\u0131d\u0131r. Bu \u015fekilde neslin erken ya\u015flardan itibaren kabiliyetine g\u00f6re \u00fclkeye katma de\u011fer kazand\u0131rmas\u0131 ve toplumuyla bar\u0131\u015f\u0131k bir \u015fekilde ya\u015famas\u0131 sa\u011flanm\u0131\u015f olur. Aksi halde bu akademik y\u00f6nlendirmeyi, planlamay\u0131 ge\u00e7 ya\u015flara b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131m\u0131z ve \u00f6\u011frencilere se\u00e7me olana\u011f\u0131n\u0131 k\u0131s\u0131tlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z taktirde ahlaki yozla\u015fmaya da \u00e7anak tutmu\u015f oluruz. Yarad\u0131l\u0131\u015f olarak farkl\u0131 ve \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc kabiliyetlere sahip olan gen\u00e7leri belli ve mecburi alanlara y\u00f6nlendirmek; yetenekleri k\u00f6relmi\u015f bir toplum demektir. Bu yap\u0131 okul y\u0131llar\u0131nda istemedi\u011fi dersi almakla ba\u015flayarak, okuldan sonra da istemedi\u011fi i\u015fi yapmak zorunda kalan \u00e7eli\u015fkili insan tipini ortaya \u00e7\u0131karmaktad\u0131r. \u0130stikrars\u0131z ve istidats\u0131z i\u015f g\u00fcc\u00fc hem yeterince kazanamayan hem de nitelikli \u00fcretmeyen insan demektir.<\/div>\n<div>E\u011fitim sisteminin topluma yans\u0131yan aksakl\u0131k nedenlerinden birisi de \u00f6\u011frencilerin ortaokul ve lise y\u0131llar\u0131ndan itibaren istemedi\u011fi ve daha \u00f6nceki \u00f6\u011frenim y\u0131llar\u0131nda ba\u015faramad\u0131\u011f\u0131 dersleri kendilerine tekrar tekrar dayat\u0131lmas\u0131yla ilgilidir. Bu \u015fekilde \u00f6\u011frenci, teoride ve uygulamada ba\u015faramad\u0131\u011f\u0131 derslerle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131nda g\u00fcvensiz ve isteksiz davran\u0131\u015flar i\u00e7erisinde olacakt\u0131r. Bu t\u00fcr \u00f6\u011frenciler kendisini bir \u015fekilde ifade etmek isterken ister istemez kendisine veya \u00e7evresine zarar verebilmektedirler. Bu durum \u00f6\u011fretmen performans\u0131yla di\u011fer \u00f6\u011frenci gruplar\u0131n\u0131 olumsuz etkileyerek akademik ba\u015far\u0131lar\u0131n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fck olmas\u0131na sebep olmaktad\u0131r. Bu \u015fartlar i\u00e7erisinde yeti\u015fen \u00f6\u011frenciler mevzuat\u0131n kendilerine sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 kolayl\u0131klarla ama pek bir \u015fey \u00f6\u011frenemeden yani i\u015finin ehli olamadan diplomas\u0131n\u0131 alabilmektedirler. Bu \u015fekilde liseyi bitiren ge\u00e7lerden bir k\u0131sm\u0131 yine akademik eri\u015filebilirli\u011fi \u00e7ok zor olmayan \u00fcniversitelerde 4-5 sene daha ge\u00e7irdikten sonra hayat\u0131n\u0131, ekme\u011fini kazanman\u0131n pe\u015fine d\u00fc\u015feceklerdir. \u00dcniversiteden sonra da istedi\u011fi i\u015f imkan\u0131na kavu\u015famayan insanlar, kendi e\u011fitim alanlar\u0131na g\u00f6re i\u015f bulamad\u0131klar\u0131ndan istemeyerek de olsa ge\u00e7ici i\u015flerde \u00e7al\u0131\u015fmaya ba\u015flayacaklard\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla bu durum kendileri i\u00e7in zaman, \u00fclke i\u00e7in de enerji kayb\u0131 demektir. Bu olumsuz d\u00f6ng\u00fcn\u00fcn k\u0131r\u0131lmas\u0131 i\u00e7in ailelerin e\u011fitim kurumlar\u0131yla i\u015fbirli\u011fi i\u00e7erisinde \u00e7ocuklar\u0131n\u0131 belli mesleklere ya da akademiye y\u00f6nlendirmeleriyle yak\u0131ndan alakal\u0131d\u0131r. Bunun ger\u00e7ekle\u015fmesi i\u00e7in de insanlar\u0131n bir hayat felsefesi geli\u015ftirmeleri ve devletin bunu destekleyecek mikro ve makro d\u00fczeyde e\u011fitim politikalar\u0131n\u0131 hayata ge\u00e7irmesi gerekir. Aksi halde erken ya\u015flarda kendi mecras\u0131na b\u0131rak\u0131lan insano\u011flu ilkesel olan\u0131 de\u011fil de nefsani ya\u015fam\u0131 tercih edecektir. \u0130lkesel olan g\u00f6r\u00fcn\u00fcrde daha zor, a\u011f\u0131r, dar, s\u0131n\u0131rl\u0131 ve girift g\u00f6z\u00fckebilir. Ancak ger\u00e7ekte daha kolay, daha g\u00fcvenli, daha geni\u015f ve me\u015fru zeninde istikrarla yol almak demektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc insan ya\u015fam\u0131ndan elde edilen tecr\u00fcbe, ge\u00e7mi\u015fte ya\u015fanan \u201czevklerin\u201d bug\u00fcn i\u00e7in \u201celem\u201d; ge\u00e7mi\u015fte ya\u015fanan \u201celemlerin\u201d de \u201czevk\u201d verdi\u011fini ortaya koymaktad\u0131r. E\u011fitimle ilgili bu k\u0131s\u0131mdan \u00e7\u0131karaca\u011f\u0131m\u0131z sonu\u00e7 ise k\u00e2inat\u0131n en \u015ferefli varl\u0131\u011f\u0131 olan insan\u0131n erken ya\u015flardan itibaren \u00e7ift tarafl\u0131 bir e\u011fitime tabi tutularak hayat\u0131n me\u015fru tatlar\u0131n\u0131 ya\u015famas\u0131na ortam haz\u0131rlamak, malayani i\u015flerle u\u011fra\u015fmas\u0131na zaman b\u0131rakmamak gerekti\u011fidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc insano\u011flunun bu d\u00fcnyadaki en \u00f6nemli vazifelerinden birisi ihya ve in\u015fad\u0131r. Hayat ise bunun i\u00e7in pek de uzun de\u011fildir.<\/div>\n<div>E\u011fitimdeki yozla\u015fman\u0131n nedenlerinden birisi belki de birincisi toplum olarak e\u011fitime bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fmesiyle alakal\u0131d\u0131r. \u0130nsanlar\u0131n, ailelerin e\u011fitim ve \u00f6\u011fretmene olan bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131nda eskiye nazaran ciddi de\u011fi\u015fimler ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir. Yak\u0131n ge\u00e7mi\u015fe kadar \u00f6\u011frencisini \u00f6\u011fretmenine emanet eden veli \u201ceti senin kemi\u011fi benim\u201d diyerek e\u011fitim ve \u00f6\u011fretmene olan g\u00fcven ve teslimiyet duygusunu ortaya koymaktayd\u0131. Bu durum \u00f6\u011frenci davran\u0131\u015f de\u011fi\u015fikli\u011fi ve ba\u015far\u0131s\u0131nda \u00f6nemli parametrelerden birisiydi. Bu g\u00fcn ise toplumda e\u011fitime ve e\u011fitimciye olan bak\u0131\u015f tarz\u0131 eski de\u011fer ve zaviyesini yitirmi\u015ftir. Daha \u201cana\u00e7\u201d ve tamamen korumac\u0131 reflekslerle hareket eden baz\u0131 velilerin, \u201c\u00fcz\u00fcm yemek\u201d yerine \u201cba\u011fc\u0131y\u0131 d\u00f6\u011fmek\u201d anlay\u0131\u015f\u0131yla hareket ettikleri g\u00f6r\u00fclmektedir. \u00c7ocuklar\u0131n\u0131n neyi ni\u00e7in yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 sorgulamadan kendisi ve \u00f6\u011frencisiyle bir cephe olu\u015fturarak e\u011fitimcinin \u00fczerine gidilmesi, \u00f6\u011fretmenlerin i\u015fine odaklanmas\u0131, moral ve motivasyon kayb\u0131na sebep olabilmektedir. Bu durum \u00e7ocu\u011fun da aile ve \u00f6\u011fretmen aras\u0131nda ikilemde kalmas\u0131na sebep olmaktad\u0131r. \u201cEti senin kemi\u011fi benim\u201d diyen felsefe, biz ayn\u0131 taraftay\u0131z demekti. \u00d6\u011frencimin menfaatine olacak her konuda t\u00fcm yetki sizindir demekti. Zaten bir muallim ve m\u00fcnevver olan \u00f6\u011fretmenin taraf\u0131 her zaman \u00f6\u011frencisinin yan\u0131 olmu\u015ftur. Bu d\u00fcn nas\u0131l idiyse bug\u00fcn de ayn\u0131s\u0131d\u0131r. Gelinen noktada bu problemin nedenlerinden di\u011feri insanlar\u0131n her \u015feyi bildiklerini zan etmeleriyle alakal\u0131d\u0131r. \u0130nsanlar k\u00fc\u00e7\u00fck bilgi k\u0131r\u0131nt\u0131lar\u0131yla ger\u00e7ekten fikir sahibi olduklar\u0131 zehab\u0131na kap\u0131labilmektedirler. \u0130nsanlar internetten ya da sosyal medyadan edindikleri yar\u0131m yamalak birtak\u0131m sanal bilgilerden hareketle t\u00fcm profesyonel meslek gruplar\u0131na ders verilir hale geldiler. Bu profildeki insanlar \u00f6ncelikle kendisine de\u011fil de \u00f6tekine odaklanarak i\u015fini ona \u00f6\u011fretme anlay\u0131\u015f\u0131na b\u00fcr\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bilmeyen, bilmedi\u011fini de bilmeyen ama bildi\u011fini zanneden bu insanlar \u00f6\u011fretmene, siyaset\u00e7iye, hocaya, doktora, sporcuya ders verir hale geldiler. Olaylar\u0131n i\u00e7eri\u011fine vak\u0131f olmadan, ger\u00e7ek nedenlerine inmeden ortaya koyulan bu \u00f6zg\u00fcven tavr\u0131 asl\u0131nda cehaletin pazara \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f halidir. Toplumda ula\u015f\u0131lan g\u00f6rece maddi zenginlik ile toplumsal mevki sayesinde her \u015feyin sat\u0131n al\u0131nabilece\u011fi veya yarg\u0131lanabilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesinin i\u015fleyi\u015fe h\u00e2kim oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclmektedir. Bu tip insanlar parayla akl\u0131, bilimi, bilgiyi hatta g\u00f6rg\u00fcy\u00fc sat\u0131n al\u0131nabilece\u011fi zannetmektedirler. Makamla da t\u00fcm i\u015finin ehli insanlar\u0131, i\u011ffal ve ilzam edeceklerini d\u00fc\u015f\u00fcnmektedirler. B\u00f6yle olunca da evrensel ahlak ilkeleri ki\u015fiye, ki\u015finin makam\u0131na, ekonomik durumuna ya da ya\u015fam bi\u00e7imine g\u00f6re ayr\u0131 ayr\u0131 anlamland\u0131r\u0131larak \u00f6tekine dayat\u0131l\u0131r hale gelmi\u015ftir. Bu da toplumda \u00e7apra\u015f\u0131k insan ili\u015fkileri ve davran\u0131\u015f bi\u00e7imleriyle, \u00e7ekingen, verimsiz insan tipleri ortaya \u00e7\u0131karmaktad\u0131r. Oysa hem geleneksel k\u00fclt\u00fcr\u00fcm\u00fczde hem de evrensel ahlak anlay\u0131\u015f\u0131nda kavramlar ayn\u0131 amaca hizmet edecek \u015fekilde organize edilir ve uygulan\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde toplum olarak geldi\u011fimiz noktada bir\u00e7ok ahlaki kavram\u0131n i\u00e7eri\u011fi bo\u015falt\u0131lm\u0131\u015f, \u0130slam Diniyle ilgili olan bir\u00e7ok hassas konu adeta protestanla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bir\u00e7ok de\u011fer, ahlaki norm, kavram, simge, s\u00f6z, g\u00f6r\u00fcnt\u00fc olarak sembolik formunu korumakla beraber ger\u00e7ek ya\u015famda ciddi bir yozla\u015fma ile tezah\u00fcr etmektedir. Bunun yans\u0131malar\u0131n\u0131 toplumsal ya\u015fam\u0131n her alan\u0131nda e\u011fitimde, ticarette, trafikte, sokakta, parkta, pazarda, otob\u00fcste; \u015fehirde, k\u00f6yde insan\u0131n var oldu\u011fu t\u00fcm ortak ya\u015fam hatta mahremiyet alanlar\u0131nda g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Evet, zaman de\u011fi\u015fmekte ve teknoloji t\u00fcm kal\u0131plar\u0131 k\u0131rarak h\u0131zla geli\u015fmektedir. Bilgi ve teknoloji kimi insanlar\u0131 bilmedikleri nam\u00fctenahi alanlara ta\u015f\u0131yarak onlara farkl\u0131 ufuklar kazand\u0131rmakla beraber; kimilerini de s\u0131rt\u0131na alarak u\u00e7urumun kenar\u0131na ta\u015f\u0131maktad\u0131r. \u0130\u00e7erisinde bulundu\u011fumuz k\u00fclt\u00fcr bizlere, zaman ge\u00e7se, bilgi ve teknoloji geli\u015fse de de\u011fi\u015fmeyen temel ilkelerimizin oldu\u011funu \u00f6\u011fretmi\u015ftir. De\u011fi\u015fim i\u00e7erisinde de\u011fi\u015fmeyen, de\u011fi\u015fimi derinle\u015ftiren, geli\u015ftiren ve anlamland\u0131ran milli ve ahlaki ilkeler.<\/div>\n<div>Gerek e\u011fitim s\u00fcre\u00e7lerinde gerekse g\u00fcndelik ya\u015famda geli\u015fen ikili ili\u015fkilerde diyaloglar\u0131n \u015firazeden \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 engelleyecek \u00e7ok az bir etki alan\u0131 kalm\u0131\u015ft\u0131r. Ne ahlaki normlar ne de yasalar\u0131n amir h\u00fck\u00fcmleri \u00e7eldirici olma yetisinde de\u011fildir. \u0130nsanlar en ufak i\u015f ve i\u015fleyi\u015fte bile makam\u0131n\u0131, servetini refere ederek kar\u015f\u0131s\u0131ndakine bask\u0131 olu\u015fturmay\u0131 maharet san\u0131r olmu\u015flard\u0131r. Hele de ufak bir gerginlik an\u0131nda hemen aba alt\u0131ndan sopa g\u00f6sterilerek i\u015fler \u201csen benim kim oldu\u011fumu biliyor musun?\u201d noktas\u0131na ta\u015f\u0131nabilmektedir. Bu i\u015fleyi\u015f bi\u00e7imini g\u00fcndelik hayat\u0131n t\u00fcm ili\u015fkilerinde g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu bask\u0131 mant\u0131\u011f\u0131 \u00e7al\u0131\u015fma hayat\u0131nda akt\u00f6r konumunda olan insanlar\u0131 pasifize etmekten ba\u015fka bir i\u015fe yaramamakla toplumsal bar\u0131\u015fa da zarar vermektedir. \u00d6rne\u011fin g\u00fcn\u00fcm\u00fczde e\u011fitim sistemi i\u00e7erisinde yaz\u0131l\u0131 mevzuatta yer almas\u0131na ra\u011fmen herhangi bir olumsuz \u00f6\u011frenci davran\u0131\u015f\u0131na m\u00fcdahale edildi\u011finde velilinin ko\u015fulsuz tepkisiyle kar\u015f\u0131la\u015f\u0131labilir. \u00c7ocu\u011fun bir davran\u0131\u015f bozuklu\u011fu ya da ahlaki sorununa m\u00fcdahalede bulunan \u00f6\u011fretmene bir\u00e7ok veli, \u201csenin i\u015fin bu de\u011fil\u201d ya da \u201csen benim \u00e7ocu\u011fumun ahlak bek\u00e7isi misin?\u201d tepkisini rahatl\u0131kla g\u00f6sterebilmektedir. Oysaki e\u011fitim sadece \u201c\u00f6\u011fretmekten\u201d ibaret olmayan kas\u0131tl\u0131 bir terbiye metodudur. E\u011fitim, eski ifadesiyle \u201ctalim ve terbiye\u201d anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 i\u00e7erisinde bar\u0131nd\u0131ran \u00e7ift y\u00f6nl\u00fc bir sistemdir. Talimle \u00f6\u011fretimi, terbiyeyle \u00f6\u011frencinin davran\u0131\u015f\u0131n\u0131 hedef al\u0131r. Bu sistem her \u00fclkenin kendi e\u011fitim politikas\u0131 ve de\u011ferler yarg\u0131lar\u0131na g\u00f6re dizayn edilir. Bunlardan birisinin eksik olmas\u0131 bir ku\u015fun tek kanatla u\u00e7urulmak istenmesine benzetilebilir. E\u011fitim sistemi ilimi icaplar\u0131na g\u00f6re verilmedi\u011finde i\u015finin ehli olmayan, terbiye k\u0131sm\u0131n\u0131 eksik b\u0131rak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda ise i\u015f ahlak\u0131ndan yoksun bireyler toplumsal ya\u015fama kotar\u0131lm\u0131\u015f olur.<\/div>\n<div>\u0130nsanlara gerekli objektif \u015fartlar sa\u011fland\u0131\u011f\u0131nda ve hukuka uygun olarak e\u015fit davran\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda genel ahlak kurallar\u0131 da daha iyi i\u015fleyecektir. Gerek T\u00fcrk k\u00fclt\u00fcr tecr\u00fcbesi gerekse insanl\u0131k ortak akl\u0131n\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc bunu ortaya koymaktad\u0131r. Aksi halde insan insan\u0131n kurdudur mant\u0131\u011f\u0131yla hareket edilip, adil bir ya\u015fam ve i\u015f vasat\u0131 dizayn edilmezse herkes kendi g\u00fcc\u00fc nispetinde kendi sistemini \u201c\u00f6tekine\u201d empoze etmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Herhalde g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn en ciddi yozla\u015fma bi\u00e7imlerinden birisi bu olsa gerektir. Nas\u0131l insano\u011flu k\u00e2inat\u0131n k\u00fc\u00e7\u00fck bir c\u00fcz\u2019i ise, toplum da birey ve ailenin bir nevi yans\u0131mas\u0131, aynas\u0131d\u0131r. S\u00fct\u00fcn kayma\u011f\u0131n\u0131n s\u00fctten olmas\u0131 ger\u00e7e\u011finden hareketle e\u011fer toplumda d\u00fczg\u00fcn i\u015fleyen i\u015f ve ahlak ili\u015fkileri varsa bu bireyin, ailenin ve e\u011fitim sisteminin kendisiyle alakal\u0131d\u0131r. A\u011fa\u00e7 ya\u015f iken e\u011filir mant\u0131\u011f\u0131ndan hareketle ilk olarak y\u00f6n ve istikameti belirlemek laz\u0131md\u0131r. Bu istikamet \u00f6ncelikle sa\u011flam ve ilkeli bir hayat felsefesinin, bu felsefeyi hayata ge\u00e7irebilecek toplumsal bir vasat\u0131n olu\u015fturulmas\u0131 sayesinde, yozla\u015fman\u0131n da yozla\u015faca\u011f\u0131 bir ya\u015fam standard\u0131 olu\u015fturulacakt\u0131r.<\/div>\n<div><\/div>\n<div>Yay\u0131na Haz\u0131rlayan: Dursun Cemal \u00d6ZCAN<\/div>\n<p>Bu icerik www.caykaragazetesi.com alintidir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Yunus MUTLU Tarih\u00e7i, Arsin Halk E\u011fitim Merkezi M\u00fcd\u00fcr Yard\u0131mc\u0131s\u0131 1975 \u00c7amba\u015f\u0131 Mahallesi do\u011fumlu, Osmangazi \u00dcniversitesi Tarih b\u00f6l\u00fcm\u00fc mezunu. Yomra Fen Lisesi de dahil olmak \u00fczere uzun y\u0131llar Tarih \u00f6\u011fretmenli\u011fi ve idarecilik yapm\u0131\u015ft\u0131r. Halen Arsin Halk E\u011fitim Merkezi M\u00fcd\u00fcr Yard\u0131mc\u0131s\u0131 olarak g\u00f6rev yapmaktad\u0131r. Aile ve e\u011fitim sistemindeki yozla\u015fman\u0131n toplumsal tezah\u00fcr\u00fc isimli \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 okuyucular\u0131n\u0131n takdirine sunuyoruz. A\u0130LE [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":8,"featured_media":3838,"comment_status":"closed","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"tdm_status":"","tdm_grid_status":"","footnotes":""},"categories":[40],"tags":[],"class_list":{"0":"post-3837","1":"post","2":"type-post","3":"status-publish","4":"format-standard","5":"has-post-thumbnail","7":"category-caykara"},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/zeleka.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/3837","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/zeleka.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/zeleka.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/zeleka.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/8"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/zeleka.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=3837"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/zeleka.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/3837\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/zeleka.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/media\/3838"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/zeleka.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=3837"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/zeleka.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=3837"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/zeleka.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=3837"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}